Wall Street Journal gazetesinin (WSJ) haberine göre ABD ve Katar, İran'ın yurt dışında dondurulmuş olan fonlarına erişimini sağlamak için müzakereler yürütüyor. Haberde, bu adımın ABD'de tutuklu bulunan bazı Amerikalıların serbest bırakılması ve İran nükleer programına ilişkin görüşmelerle bağlantılı olabileceği belirtiliyor. Konuya yakın kaynaklar, Katar'ın arabulucu rolü üstlendiğini ve anlaşmanın yakın zamanda duyurulabileceğini ifade ediyor.
Fonların akıbeti ve müzakerelerin detayları
WSJ'nin haberine göre söz konusu fonlar, İran'ın Güney Kore'de alıkoyduğu petrol ihracatı gelirlerinden oluşuyor ve yaklaşık 6 milyar dolar değerinde. ABD yönetimi, bu fonların insani amaçlarla (gıda ve ilaç gibi) kullanılmasına izin vermeyi değerlendiriyor. Katar'ın başkenti Doha'da yürütülen görüşmelerde, fonların bir Katar bankasında tutulması ve İran'ın sadece insani ihtiyaçlar için harcama yapabilmesi gibi şartlar üzerinde duruluyor. Bununla birlikte, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Katar hükümeti konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı.
İran'ın dondurulmuş varlıklarına erişim meselesi, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulamaya başlamasıyla gündeme gelmişti. O dönemde İran'ın birçok ülkedeki milyarlarca dolarlık varlığı dondurulmuştu. Son aylarda ise Biden yönetimi, İran'la dolaylı görüşmeler yoluyla hem nükleer dosyayı hem de esir takasını ilerletmeye çalışıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Uzmanlar, böyle bir anlaşmanın bölgesel dengeleri etkileyebileceği görüşünde. İran'ın dondurulmuş fonlara erişmesi, ekonomik sıkıntılarını bir nebze hafifletirken ABD ile yumuşama sinyali olarak yorumlanabilir. Öte yandan bu durum, İsrail ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere ABD'nin bölgedeki müttefiklerinde endişeye yol açabilir. Katar'ın arabuluculuğu ise ülkenin bölgesel diplomasideki aktif rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.
Geçmişte benzer bir anlaşma 2016 yılında, İran'ın nükleer anlaşma kapsamında dondurulmuş varlıklarının bir kısmına erişmesiyle yaşanmıştı. Ancak bu seferki görüşmeler, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım politikasının yeniden şekillenmesi açısından kritik önem taşıyor. Konunun yakından takipçisi olan Washington merkezli düşünce kuruluşları, anlaşmanın sağlanması halinde İran'ın bölgedeki faaliyetlerine daha fazla kaynak aktarabileceği uyarısında bulunuyor.
WSJ'nin haberinde, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin geçtiğimiz haftalarda Washington'u ziyaret ettiği ve görüşmelerde bu konunun ele alındığı da kaydedildi. Beyaz Saray'ın konuya ilişkin henüz bir yorumu bulunmazken, İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği'nden yapılan açıklamada, fonların serbest bırakılmasının insani bir gereklilik olduğu vurgulandı.
Değerlendirme
ABD ve Katar arasında yürütülen bu çalışma, Tahran yönetiminin uluslararası alanda izolasyonunu kısmen kırabilecek bir adım olarak görülebilir. Ancak fonların hangi mekanizmalarla denetleneceği ve İran'ın bölgesel politikalarında bir değişikliğe yol açıp açmayacağı belirsizliğini koruyor. Özellikle ABD Kongresi'ndeki İran karşıtı isimlerin anlaşmaya sıcak bakmadığı bilinirken, Biden yönetiminin diplomatik kanalları zorlama stratejisi, önümüzdeki dönemde daha fazla tartışma konusu olacak gibi görünüyor.