İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü geniş çaplı soruşturma kapsamında, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren ve vatandaşları mağdur ederek haksız kazanç elde ettiği öne sürülen şirketlere yönelik 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, aralarında şirket yöneticilerinin de bulunduğu 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı. Soruşturma dosyasına göre, dolandırıcılık çarkından elde edilen haksız kazancın boyutunun 370 milyon TL'yi bulduğu belirtiliyor.
Sahte vize vaadiyle 370 milyon TL'lik vurgun
Edinilen bilgilere göre, soruşturmanın merkezinde, yurtdışına çıkmak isteyen vatandaşlara sahte vize ve oturum izni vaadiyle para toplayan şirketler yer alıyor. Bu şirketlerin, müşterilerine gerçek dışı belgeler düzenleyerek yurtdışına gönderdiği, ancak vizelerin geçersiz olması nedeniyle mağdurların havalimanlarında geri çevrildiği iddia ediliyor. Ayrıca, şirketlerin dijital platformlarda bot hesaplar kullanarak sahte memnuniyet yorumları oluşturduğu ve güven tazelemeye çalıştığı tespit edildi.
Soruşturma kapsamında, şüphelilerin müşterilerden topladıkları paraları farklı hesaplara aktararak izini kaybettirmeye çalıştığı, bazı durumlarda ise hiç vize başvurusu yapmadan paraları zimmetlerine geçirdikleri öne sürülüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda yürütülen operasyon, sabahın erken saatlerinde İstanbul'un yanı sıra Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Konya ve Gaziantep'te eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Operasyonda çok sayıda belge ve dijital materyale el konuldu.
60 şüpheli hakkında gözaltı kararı
Operasyonun ardından yapılan açıklamada, 60 şüphelinin gözaltına alındığı ve sorgulamalarının sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin, nitelikli dolandırıcılık, sahtecilik ve örgütlü suç işlemek suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte, vize danışmanlığı sektöründe faaliyet gösteren diğer şirketlerin de mercek altına alınabileceği konuşuluyor.
Mağdur avukatları, müvekkillerinin büyük bölümünün yurtdışında eğitim, iş veya aile birleşimi gibi ciddi planlar yaparken dolandırıldığını ve hem maddi hem manevi kayıp yaşadığını ifade ediyor. Bazı mağdurların, vizelerinin iptal edilmesi nedeniyle yurtdışındaki işlerini veya eğitimlerini kaybettikleri de dile getiriliyor.
Vize dolandırıcılığında yeni yöntem: bot hesaplar ve sahte yorumlar
Soruşturmanın dikkat çeken unsurlarından biri, şirketlerin itibar yönetimi için bot hesaplar kullanması. Dijital inceleme raporlarına göre, bu şirketler Google, Trustpilot gibi platformlarda ve sosyal medyada açtıkları sahte hesaplarla olumlu yorumlar yaparak gerçek müşteri algısı oluşturmaya çalıştı. Aynı zamanda, olumsuz yorumları bastırmak için de çeşitli yöntemlere başvurdukları iddia ediliyor. Uzmanlar, vize hizmeti alacak kişilerin mutlaka şirketin resmi belgelerini kontrol etmesi ve ön ödeme yapmadan önce sözleşme imzalaması gerektiğini vurguluyor.
Operasyonla ilgili olarak sektör temsilcileri, vize danışmanlığı alanında denetimlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Son yıllarda artan yurtdışı çıkış talebi, beraberinde bu alanda faaliyet gösteren şirket sayısını da artırdı. Ancak, bazı şirketlerin yasal boşluklardan yararlanarak vatandaşları mağdur ettiği biliniyor. Yetkililer, vize başvurularının yalnızca yetkili kurumlar aracılığıyla yapılması ve şüpheli durumlarda derhal savcılığa suç duyurusunda bulunulması çağrısında bulunuyor.
Bu operasyon, vize dolandırıcılığına karşı son dönemde gerçekleştirilen en kapsamlı müdahalelerden biri olarak kayıtlara geçti. Soruşturmanın ilerleyen günlerde yeni gözaltı ve tutuklamalarla genişleyebileceği, ayrıca yurtdışı bağlantılı ağların da araştırıldığı öğrenildi. Kamuoyu, 370 milyon TL'lik vurgunun nasıl bu kadar uzun süre fark edilmediğini ve denetim mekanizmalarının neden devreye girmediğini tartışıyor.