Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize serbestisi müzakerelerinde kritik bir eşiğe gelindi. Ankara'nın uzun süredir üzerinde çalıştığı ve Brüksel'in de yakından takip ettiği süreçte, masadaki en önemli dosya terörle mücadele mevzuatı olarak öne çıkıyor. Meclis gündeminde bekleyen düzenlemelerin, vize serbestisinin akıbetini belirleyeceği belirtiliyor. Yetkililer, bu konudaki ilerlemenin Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir sayfa açabileceğini ifade ediyor.
Terör Mevzuatındaki Değişiklik Beklentisi
AB Komisyonu, Türkiye'nin vize serbestisi yol haritasının 72 kriterinden biri olarak terörle mücadele mevzuatının 'terör örgütü üyeliği' tanımını AB standartlarıyla uyumlu hale getirmesini istiyor. Mevcut düzenlemelerin, ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle Brüksel tarafından eleştirildiği biliniyor.
Hükümetin bu konuda hazırladığı yeni bir yasa tasarısı üzerinde çalıştığı, ancak iç siyasi dengeler ve güvenlik endişeleri nedeniyle sürecin uzadığı öğrenildi. Adalet Bakanlığı'nın, bu kapsamda terör suçlarında ceza indirimi veya infaz rejiminde esneklik gibi düzenlemeler içeren bir paket hazırlığında olduğu konuşuluyor.
Sürecin Arka Planı
Vize serbestisi müzakereleri, 2013 yılında imzalanan Geri Kabul Anlaşması ile başlamıştı. Türkiye, bu anlaşma karşılığında AB vatandaşlarına vizesiz seyahat hakkı elde etmeyi hedefliyor. 18 Mart 2016 tarihli AB-Türkiye Zirvesi'nde ise süreç hız kazanmış ve Türk vatandaşlarına vize serbestisi tanınması için somut adımlar atılması kararlaştırılmıştı.
Bugüne kadar 72 kriterin birçoğu yerine getirilmesine rağmen, terör mevzuatı gibi bazı başlıklardaki ilerleme yavaş oldu. Avrupa Parlamentosu, özellikle terörle mücadele yasasının 'muhalefeti susturmak' amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle Türkiye'ye yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Bu durum, vize serbestisinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
Diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin bu konudaki son dönemdeki adımlarının AB tarafından 'olumlu' karşılandığını ancak yeterli bulunmadığını aktarıyor. Brüksel, özellikle 'terör propagandası' ve 'örgüt üyeliği' suçlarının tanımının daraltılmasını bekliyor. Türk hükümeti ise bu taleplerin güvenlik açısından risk oluşturabileceğini savunuyor.
Bu kritik eşik, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından da belirleyici olacak. Vize serbestisinin sağlanması, ekonomik ve sosyal alanlarda da önemli sonuçlar doğurabilir. Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz seyahat edebilmesi, ticaretten eğitime kadar pek çok alanda ilişkileri güçlendirebilir.
Önümüzdeki haftalarda konunun hem Ankara'da hem Brüksel'de yoğun şekilde ele alınması bekleniyor. Gözler, Meclis'in açacağı yeni yasama yılında atılacak adımlarda. Bu sürecin sonucunda, ya Türkiye'de vize serbestisi için geri sayım başlayacak ya da bu tarihi fırsat bir kez daha kaçırılmış olacak.