Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ile yıllardır süregelen vize muafiyeti sürecinde kilit bir eşiği daha aşmaya hazırlanıyor. 13 yıldır masada bekleyen 6 kritik şarttan biri olan 'kişisel verilerin korunması' mevzuatında Avrupa standartlarına uyum için yeni bir taslak hazırlayan Ankara, AB Komisyonu ile müzakereleri yeniden başlatıyor. Bu adım, Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilmesi yolunda önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Kişisel Verilerin Korunması Mevzuatında Uyum Hamlesi
Türkiye'nin hazırladığı yeni taslak, AB'nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile uyumlu hale getirilmesi amacıyla hazırlandı. 2016 yılında yürürlüğe giren ve 2018'de uygulanmaya başlanan GDPR, kişisel verilerin işlenmesi, saklanması ve paylaşılması konusunda sıkı kurallar getiriyor. Türkiye'de halihazırda yürürlükte olan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), bazı alanlarda AB standartlarının gerisinde kaldığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. Yeni taslakla birlikte, veri koruma kurallarının güçlendirilmesi, bağımsız denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi ve veri ihlallerine yönelik yaptırımların artırılması öngörülüyor.
AB Komisyonu yetkilileri, Türkiye'nin bu adımını olumlu karşıladıklarını ancak uygulamada somut ilerleme beklediklerini belirtiyor. Vize muafiyeti diyalogu kapsamında 2016 yılında imzalanan yol haritasında yer alan 72 şarttan 66'sı tamamlanmış durumda. Kalan 6 şart arasında kişisel verilerin korunması, yolsuzlukla mücadele, terörle mücadele mevzuatının AB standartlarına uyumu, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü ve azınlık hakları gibi konular bulunuyor.
Vize Muafiyeti Sürecinde Gelinen Nokta
Türkiye ile AB arasındaki vize serbestisi diyalogu, 2013 yılında başlatılan Geri Kabul Anlaşması ile ivme kazanmıştı. 2016 yılında varılan mutabakatla birlikte, Türkiye'nin AB'ye yönelik düzensiz göçü durdurması karşılığında vize muafiyeti için gerekli adımların atılması kararlaştırıldı. Ancak o günden bu yana, özellikle 2016 sonrası yaşanan siyasi gelişmeler ve AB ile ilişkilerdeki dalgalanmalar nedeniyle süreç yavaş ilerledi. Son dönemde ilişkilerin normalleşme eğilimine girmesiyle birlikte, vize muafiyeti konusu yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti.
AB Komisyonu'nun 2024 yılı ilerleme raporunda, Türkiye'nin kişisel verilerin korunması alanında kaydettiği ilerlemenin sınırlı olduğu belirtilmişti. Yeni taslak, bu eleştirilere yanıt niteliği taşıyor. Türkiye'nin AB nezdindeki diplomatik çabaları, özellikle 2023 sonrası dönemde hız kazandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın AB yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde vize muafiyeti sürecinin canlandırılması gerektiği vurgulanmıştı.
Uzmanlar Ne Diyor?
AB uzmanları, kişisel verilerin korunması mevzuatının uyumlaştırılmasının vize muafiyeti için tek başına yeterli olmayacağını, diğer şartlarda da ilerleme kaydedilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ancak bu adımın, AB ile yürütülen teknik müzakerelerde güven tazeleyici bir rol oynayabileceği belirtiliyor. Diğer yandan, Türkiye'nin terörle mücadele kanununda değişiklik yapmadan vize muafiyeti elde etmesinin zor olduğu, AB'nin bu konuda taviz vermeyeceği dile getiriliyor.
Sürecin önümüzdeki aylarda nasıl şekilleneceği, AB Komisyonu'nun yeni taslağa ilişkin değerlendirmesine ve Türkiye'nin diğer açık şartlarda atacağı adımlara bağlı görünüyor. Vize muafiyeti gerçekleşirse, Türk vatandaşları 180 gün içinde 90 günü aşmamak kaydıyla Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilecek. Bu durum, öğrenciler, iş insanları ve turistler için büyük kolaylık sağlayacak; aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek.
Ankara'nın attığı bu adım, 13 yıllık düğümün çözülmesi yolunda somut bir irade ortaya koyuyor. Ancak nihai hedefe ulaşmak için hem teknik hem de siyasi düzeyde daha fazla çaba gerekiyor. AB'nin Türkiye'ye yönelik tutumu ve Türkiye'nin reform sürecindeki kararlılığı, vize muafiyetinin ne zaman hayata geçeceğini belirleyecek.