Türkiye ekonomisinin uzun süredir içinde bulunduğu kur, enflasyon ve faiz sarmalının temelinde, kayıt dışı döviz kazançlarının yarattığı yapısal bozulma yer alıyor. Ekonomistler, vergilendirilmeyen döviz girdilerinin piyasa mekanizmalarını felç ettiğini ve Merkez Bankası'nın politika araçlarını etkisiz hale getirdiğini belirtiyor. Özellikle ihracatçıların ve yurt dışında çalışanların elde ettiği döviz gelirlerinin kayıt altına alınamaması, ekonominin kırılganlığını artırıyor.
Yapısal sorun: Kayıt dışı döviz ve spekülatif baskı
Uzmanlara göre, Türkiye'de döviz kazançlarının büyük bir kısmı vergi dışı kalıyor. Özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının ve sınır ticareti yapan kesimlerin dövizleri bankacılık sistemi dışında işlem görüyor. Bu durum, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini etkili bir şekilde yönetmesini engelliyor. Aynı zamanda, vergilendirilmemiş döviz kazançları spekülatif hareketlere zemin hazırlayarak, kurda ani dalgalanmalara neden oluyor. Ekonomist Dr. Mehmet Yıldız, "Vergisiz döviz kazançları, ekonominin adeta bir delikten kanamasına yol açıyor. Bu para kayıt dışı piyasalarda dolaşarak enflasyonu besliyor" diyor.
Ekonomideki sarmalın kırılması için öneriler
Uzmanlar, yapısal sorunun çözümü için döviz kazançlarının kayıt altına alınmasını sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bunun için dijital takip sistemleri, vergi teşvikleri ve cezai yaptırımların bir arada uygulanması öneriliyor. Ayrıca, yurt dışı işçi gelirlerinin bankacılık sistemi üzerinden transfer edilmesini özendirici politikaların önemi vurgulanıyor. Ekonomi Danışmanı Ayşe Kaya, "Kayıt dışı dövizin ekonomiye enjekte edilmesi, kur üzerindeki baskıyı azaltabilir. Ancak bu, ancak kapsamlı bir reform paketi ile mümkün" ifadelerini kullanıyor.
Son dönemde artan döviz talebi ve enflasyonist baskı, yapısal sorunun acil olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor. Ekonomistler, hükümetin atacağı adımların yanı sıra, piyasa aktörlerinin de şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye ekonomisinin uzun vadeli istikrarı için kayıt dışılığın azaltılması kritik önem taşıyor.
Bağımsız değerlendirmeler, vergisiz döviz kazançlarının yarattığı tahribatın sadece kısa vadeli kur dalgalanmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda gelir dağılımı adaletsizliğini derinleştirdiğini ve ekonomide güven ortamını zedelediğini ortaya koyuyor. Bu çerçevede, yapısal reformların ivedilikle hayata geçirilmesi, ekonominin sağlıklı bir temele oturtulması için elzem görünüyor.