Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen iki büyük depremde yaşamını yitirenlerin sayısı 3 bin 535'e yükseldi. Ülkenin kuzey kıyılarında ve başkent Caracas çevresinde hissedilen depremler, büyük yıkıma yol açtı. Yetkililer, enkaz altındakileri kurtarma çalışmalarının devam ettiğini, ancak ölü sayısının artmasından endişe edildiğini bildirdi.
Depremin büyüklüğü ve etkileri
İlk deprem, 7.1 büyüklüğünde kaydedilirken, ikinci deprem 6.8 büyüklüğünde oldu. Depremlerin merkez üssü Karayip Denizi'ndeki La Tortuga Adası yakınları olarak belirlendi. Sarsıntılar, başta Caracas olmak üzere Maracaibo, Valencia ve Barquisimeto gibi büyük şehirlerde de hissedildi. Onlarca bina çökerken, yollar ve köprüler hasar gördü. Elektrik ve iletişim hatlarının büyük bölümü çöktü.
Ekonomik boyut
Depremlerin Venezuela ekonomisine ağır darbe vurması bekleniyor. Ülke zaten yıllardır süren hiperenflasyon, petrol üretimindeki düşüş ve uluslararası yaptırımlarla mücadele ediyor. Altyapıdaki hasarın onarımı, özellikle petrol rafinerileri ve limanların zarar görmesi, ham petrol ve türev ihracatını olumsuz etkileyebilir. Hükümet, acil durum fonundan 500 milyon dolar ayırdığını duyurdu ancak uzmanlar, bu miktarın yetersiz olduğunu belirtiyor. Enkaz kaldırma, barınma ve sağlık hizmetleri için dış yardıma ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.
Uluslararası yardım çağrıları
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, uluslararası topluma yardım çağrısında bulundu. Birçok ülke ve uluslararası kuruluş, acil durum ekipleri ve insani yardım gönderme teklifinde bulundu. Ancak Venezuela'nın iç siyasi krizi ve yaptırımlar nedeniyle yardımların koordinasyonunda zorluklar yaşanabileceği kaydediliyor. Birleşmiş Milletler, bölgeye hızlı müdahale ekibi göndereceğini açıkladı.
Depremler ayrıca bölgedeki toplumsal gerilimi de artırdı. Ekonomik krizle boğuşan halk, deprem sonrası yardımların yetersiz dağıtıldığı gerekçesiyle bazı bölgelerde protestolar düzenledi. Bu durum, hükümetin kriz yönetimi konusunda eleştirilmesine neden oldu.
Bağımsız değerlendirmeler, Venezuela'nın deprem gibi doğal afetlere karşı hazırlıksız yakalandığını, zayıf altyapı ve kriz önleme sistemlerinin yetersiz olduğunu gösteriyor. Ülkenin önümüzdeki aylarda bu felaketin yaralarını sarmak için ciddi reformlara ve uluslararası işbirliğine ihtiyaç duyacağı belirtiliyor.