İstanbul'da yaşayan Ella Gürsu, 13 aylık bebeğini 2 aylığına Suriye'de yaşayan babasının yanına gönderdi. Ancak süre bitmesine rağmen baba çocuğu geri getirmedi. Mahkeme velayeti anneye verdi, fakat bebek hâlâ Suriye'de. Olay, uluslararası çocuk kaçırma ve velayet anlaşmazlıklarının ne kadar karmaşık olabileceğini gözler önüne seriyor.
Olayın Gelişimi
Ella Gürsu ve Suriye uyruklu eşi arasındaki anlaşmazlık, çiftin boşanma süreciyle başladı. Gürsu, 13 aylık bebeğini 2 aylığına babasının yanına, Suriye'ye gönderdi. İddiaya göre, baba çocuğu geri getirmeyerek anneyi zor durumda bıraktı. Bunun üzerine Ella Gürsu, Türkiye'deki mahkemeye başvurarak velayet davası açtı. Mahkeme, çocuğun velayetini anneye verdi. Ancak karar, Suriye'de uygulanamadığı için bebek annesine teslim edilemedi.
Hukuki Süreç ve Uluslararası Boyut
Türkiye'de alınan velayet kararı, uluslararası alanda geçerlilik kazanması için çeşitli prosedürler gerektiriyor. Suriye'deki iç savaş ve hukuki altyapının yetersizliği, kararın uygulanmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, Türkiye'nin taraf olduğu Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi, Suriye tarafından imzalanmadığı için işlevsiz kalıyor. Ella Gürsu'nun avukatı, çocuğun bir an önce Türkiye'ye getirilmesi için girişimlerde bulunduklarını ancak sürecin uzadığını belirtiyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, konunun takip edildiğini ve gerekli girişimlerin yapıldığını ifade ediyor.
Mağduriyet ve Çözüm Arayışları
Ella Gürsu, bebeğinden aylardır ayrı yaşamanın acısını çekiyor. Sosyal medyada ve basın aracılığıyla sesini duyurmaya çalışan Gürsu, yetkililerden destek bekliyor. Uluslararası çocuk hakları örgütleri, sınır ötesi velayet davalarında çocuğun üstün yararı ilkesinin gözetilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda diplomatik kanalların devreye girmesi ve iki ülke arasında ikili anlaşmaların yapılması gerektiğini söylüyor.
Benzer Vakalar ve İstatistikler
Türkiye'de son yıllarda artan boşanma oranlarıyla birlikte velayet anlaşmazlıkları da çoğalıyor. Özellikle yabancı uyruklu eşlerle yaşanan sorunlar, çocukların kaçırılması veya alıkonulması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2022 yılında 5 binin üzerinde velayet davası açıldı ve bunların bir kısmı uluslararası boyut taşıyor. Ancak kesin istatistikler, özellikle Suriye gibi savaş bölgeleriyle ilgili verilerin toplanamaması nedeniyle eksik kalıyor.
Uzman Görüşleri
Uluslararası hukuk profesörü Dr. Ayşe Yılmaz, "Bu tür vakalarda en büyük sorun, kararların sınır ötesi uygulanabilirliğidir. Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmayan ülkelerle işbirliği yapmak çok zor. Ailelerin mağduriyetini gidermek için alternatif mekanizmalar geliştirilmeli" dedi. Psikologlar ise çocuğun bu süreçte en çok etkilenen taraf olduğunu, bir an önce anneyle buluşmasının önemine dikkat çekiyor.
Son Durum
Ella Gürsu'nun bebeğine kavuşma mücadelesi devam ediyor. Türkiye'deki mahkeme kararına rağmen bebeğin Suriye'de alıkonulması, uluslararası hukuk ve diplomatik girişimlerin yetersizliğini gösteriyor. Gözler, hükümetin atacağı adımlarda ve olası bir ikili anlaşmada. Bebeğin akıbeti belirsizliğini korurken, Ella Gürsu'nun çağrısı yetkililere: "Çocuğumu istiyorum."
Olay, sınır ötesi evliliklerde çocukların korunması için daha etkili uluslararası mekanizmalara duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyuyor.