Muş’un Varto ilçesinde Amerikan menşeli Ignis H2 Energy şirketine verilen jeotermal arama ruhsatlarına karşı başlatılan çadırlı direniş bir ayı geride bıraktı. Kaynarca, Çaylar ve Kilıçlı köylüleri, meralarının ve su kaynaklarının şirketlere teslim edilmeyeceğini vurgulayarak nöbetlerini sürdürüyor. Bölge halkı, jeotermal enerji santrali (JES) projelerinin tarım arazilerini ve içme suyu kaynaklarını tehdit ettiğini savunuyor. Direnişin 30. gününde yapılan açıklamada, “Bu topraklar bizim, suyumuz bizim. Şirketlere bırakmayacağız” ifadelerine yer verildi.
Jeotermal ruhsatına karşı ortak mücadele
Ignis H2 Energy firması, Varto’nun Kaynarca, Çaylar ve Kılıçlı mahallelerini kapsayan sahada jeotermal arama çalışmaları için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan ruhsat aldı. Şirketin bölgede sismik araştırmalar yapacağı ve sondaj çalışmalarına başlayacağı öğrenildi. Köylüler ise 30 gün önce çadır kurarak nöbet başlattı. Eylemciler, TBMM’ye ve ilgili bakanlıklara çağrıda bulunarak ruhsatın iptalini talep ediyor. Varto Ziraat Odası ve bazı sivil toplum kuruluşları da eyleme destek veriyor.
Bölge halkının endişeleri
Jeotermal sondaj çalışmalarının yer altı su kaynaklarını kirletebileceği, tarım arazilerine zarar verebileceği ve bölgenin doğal yapısını bozabileceği belirtiliyor. Varto’nun geçim kaynağı hayvancılık ve tarıma dayalı. Meraların ve suyun yok olması halinde yüzlerce ailenin göç etmek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Köylüler ayrıca jeotermal tesislerin deprem riskini artırabileceği konusunda da uyarıyor. Daha önce Aydın, Manisa gibi illerdeki JES projelerinde yaşanan çevre sorunları örnek gösteriliyor.
Hukuki süreç ve destek çağrıları
Direniş komitesi, ruhsatın iptali için yerel mahkemede dava açtı. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı’na başvuruda bulunuldu. Eylemciler, sürecin takipçisi olacaklarını ve hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı. Çevre örgütleri ve bazı siyasi partiler de eyleme destek mesajı yayımladı. HDP Muş Milletvekili Sezai Temelli, konuyu TBMM gündemine taşıyacağını söyledi.
Benzer direnişler ve bağlam
Türkiye’de jeotermal enerji yatırımları son yıllarda arttı. Ancak Artvin, Çanakkale, İzmir gibi illerde de benzer çevre ve mülkiyet tartışmaları yaşanıyor. Varto’daki direniş, doğal kaynakların kamu yararına kullanılması gerektiği düşüncesiyle çevre hareketleri arasında yankı buluyor. Tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapıya sahip kırsal bölgelerde JES karşıtı hareketler, meraların korunması ve su hakkı savunuculuğuyla birleşerek genişliyor.
Varto’da bir aydır devam eden bu direniş, doğal varlıkların korunması konusunda kararlı bir halk hareketi örneği sergiliyor. Köylülerin talebi net: Ruhsat iptal edilsin, meralar ve su kaynakları şirketlere değil köylülere ait olsun. Eylem önümüzdeki günlerde daha da büyüyebilir.