Muş’un Varto ilçesinde, jeotermal enerji arama çalışmalarına karşı gece gündüz nöbet tutan köylüler ve çevreciler, projenin durdurulmasını sağladı. Bölgeye etüt çalışması yapmak için gelen şirket, yoğun protestolar üzerine sahada çalışma yapamadan geri çekilmek zorunda kaldı. Varto halkı, aylardır süren mücadele sonucu tarlalarını ve içme suyu kaynaklarını korumayı başardı.
Nöbet ardından zafer
Varto’nun Kayalıkaya ve Onpınar köyleri başta olmak üzere birçok bölgede jeotermal sondaj öncesi fizibilite çalışmaları başlatılmıştı. Köylüler, arama çalışmalarının tarım arazilerine ve yeraltı sularına zarar vereceğini belirterek eylem başlattı. Yaklaşık iki hafta boyunca bölgede nöbet tutan halk, araç girişine izin vermedi. Şirket yetkilileri, ekiplerin çalışmasına engel olunduğu gerekçesiyle güvenlik güçlerine başvurdu ancak yerel yönetim ve kaymakamlığın da destek vermemesi üzerine projeyi askıya aldı. Varto Belediye Başkanı, halkın iradesinin kırılamayacağını vurgulayarak "Bu bir çevre ve halk zaferidir" dedi.
Arka plan ve endişeler
Muş’un Varto ilçesi, fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle jeotermal kaynaklar açısından potansiyel taşıyor. Ancak köylüler, daha önce hiçbir jeotermal santralin çevreye zarar vermediğine dair garanti alamadıklarını söylüyor. Özellikle Hayran Deresi'nin kirleneceği, zirai ilaç kalıntılarının ve ağır metallerin tarım alanlarına yayılacağı yönünde ciddi kaygılar dile getiriliyor. Bölge halkı, geçmişte Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde yaşanan su krizini ve Erzurum’da bir jeotermal tesisin tarım arazilerini çöle çevirdiği iddialarını örnek gösteriyor. Ayrıca, deprem bölgesinde yapılacak derin sondajların sismik hareketleri tetikleyebileceği uyarıları yapılıyor.
Hukuki süreç ve tepkiler
Şirketin çekilmesi sonrası köylüler, ruhsatın iptali için hukuki süreç başlatma kararı aldı. Bölgede faaliyette bulunan Çevre ve Doğa Derneği, Enerji Bakanlığı'nı jeotermal projelerde çevresel etki değerlendirilmesini şeffaf yapmamakla suçladı. Muş Milletvekilleri de konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladı.
Değerlendirme
Varto’daki bu direniş, yerel halkın çevresel tehditlere karşı ne denli duyarlı olduğunu ve örgütlü mücadelenin sonuç verebileceğini gösterdi. Ancak jeotermal enerji Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefleri kapsamında değerlendirildiğinde, bu tür çatışmaların sıklaşması muhtemel. Şirketlerin halkı ikna etmek ve şeffaf bilgi paylaşmak yerine geri adım atması, sorunun kökten çözülmediğini, sadece ertelendiğini düşündürüyor. Hükümetin, bu tür projelerde toplumsal mutabakatı sağlama ve çevre standartlarını yükseltme yönünde adım atması gerekiyor.