ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington ile Tahran arasında henüz nihai bir anlaşmaya varılmadığını ancak tarafların uzlaşmaya çok yaklaştığını söyledi. Vance, özellikle İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoku ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin müzakerelerdeki en önemli konular olduğunu belirtti. Açıklamalar, ABD ve İran arasında dolaylı yollardan süren diplomatik temasların ivme kazandığı bir dönemde geldi.
Zenginleştirilmiş uranyum krizi
Vance, başkent Washington'da düzenlediği basın toplantısında, İran'ın uranyum zenginleştirme programına ilişkin endişelerin giderilmesi için müzakerelerde önemli ilerleme kaydedildiğini ifade etti. ABD yönetimi, İran'ın yüzde 60'a varan zenginleştirilmiş uranyum stokunun azaltılmasını ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimine tamamen açılmasını talep ediyor. İran ise kendi nükleer haklarını koruma konusunda ısrarcı. Vance, "Henüz son noktaya ulaşmadık, ancak şu ana kadarki en yakın noktadayız. Anlaşma için kritik bir penceredeyiz" dedi.
Müzakerelerin seyri
ABD ile İran arasındaki müzakereler, Trump yönetiminin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi sonrası kopma noktasına gelmişti. Ancak Biden yönetimi, diplomatik kanalları yeniden açmak için çaba harcıyor. Umman ve Katar gibi ülkelerin arabuluculuk yaptığı görüşmelerde, İran'ın nükleer faaliyetlerine karşılık ekonomik yaptırımların hafifletilmesi masada. Uzmanlar, İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun bombaya yetecek seviyeye yaklaştığına dikkat çekiyor.
Son haftalarda, UAEA'nın İran'daki bazı sahalarda beklenmedik denetimler yapması ve Tahran'ın bu denetimlere sınırlı izin vermesi, anlaşmanın kırılganlığını ortaya koydu. Vance, "İran'ın iyi niyetli adımlar attığını görüyoruz, ancak bunların sürdürülebilir olması için somut garantiler gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşma ihtimali, Orta Doğu'da geniş yankı uyandırdı. İsrail, İran'ın nükleer silah elde etmesine karşı çıkarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler olası bir anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Avrupa Birliği ise müzakereleri desteklediğini ancak İran'ın şeffaflık konusunda daha fazla adım atması gerektiğini belirtti. Vance'in açıklamalarının ardından petrol fiyatlarında hafif bir düşüş yaşandı; piyasalar olası yaptırım hafiflemesinin İran petrolünün küresel pazara dönüşünü hızlandırabileceğini fiyatlıyor.
Ancak Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi kanat, İran'la yapılacak herhangi bir anlaşmanın sıkı denetim gerektirdiğini savunuyor. Vance, anlaşma metninin şeffaf olacağını ve Kongre'nin onayına sunulacağını söyledi. İran cephesinde ise Dini Lider Hamaney, müzakereleri onaylamakla birlikte ABD'ye güven konusunda temkinli.
Bu anlaşma, Biden yönetiminin dış politika başarısı olarak kayda geçmekle kalmayıp, bölgede yeni bir dengenin kapısını aralayabilir. Vance'in iyimser sözleri, tarafların anlaşmaya ne kadar yaklaştığını gösterse de, masadaki zorlu başlıklar anlaşmanın hâlâ belirsiz olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle İran'ın zenginleştirme kapasitesinin sınırlandırılması ve yaptırımların kademeli olarak kaldırılması konuları, son aşamada kilit rol oynayacak.