Gülistan Doku cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada, dönemin Valisi Tuncay Sonel’in örtbas senaryolarında aktif rol oynadığı belirlenen 12 şüpheli daha tutuklandı. Adalet Bakanlığı’nın başlattığı kapsamlı inceleme sonucunda, cinayetin üzerini kapatmaya yönelik girişimlerde bulunduğu iddia edilen kişiler arasında emniyet müdürleri, savcılar ve hastane çalışanları da yer alıyor. Tutuklananların sayısı toplamda 24’e yükselirken, soruşturma derinleşiyor.
Soruşturmanın odak noktası: Örtbas iddiaları
Gülistan Doku’nun 2022 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesinin ardından ortaya atılan örtbas iddiaları, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Doku’nun ailesi, kızlarının ölümünün intihar olarak gösterilmek istendiğini ve dönemin Valisi Tuncay Sonel’in sürece müdahale ettiğini öne sürmüştü. Yeni tutuklanan şüphelilerin, savcılık talimatları doğrultusunda delilleri kararttığı, tanıkları etkilediği ve otopsi raporlarını değiştirdiği iddia ediliyor.
Gözaltına alınan isimler arasında, olay tarihinde görev yapan emniyet müdür yardımcısı, iki komiser, bir savcı ve hastanenin başhekimi bulunuyor. Şüphelilerin ifadelerinde, Vali Sonel’in doğrudan talimat verdiğini kabul ettikleri öğrenildi. Özellikle savcılıkta alınan ifadelerde, “Vali bey, dosyanın kapanmasını istiyor” şeklinde beyanların yer aldığı aktarıldı.
Vali Tuncay Sonel’in rolü
Tuncay Sonel, olayın hemen ardından Doku ailesine başsağlığı dilemiş ve adli sürecin titizlikle yürütüleceğini açıklamıştı. Ancak soruşturma dosyasına yansıyan ifadeler, Sonel’in cinayetin üzerini örtmek için bizzat devreye girdiğini ortaya koyuyor. İddialara göre Sonel, dönemin İl Emniyet Müdürü ile toplantı yaparak, olayın “genç kız psikolojisi” çerçevesinde kapatılmasını istedi. Ayrıca hastane yönetimine, otopsi raporunda ‘intihar’ ibaresinin yer alması için baskı yaptığı belirtiliyor.
Mahkeme, dinlenen telefon kayıtları ve tanık ifadeleri doğrultusunda, Sonel hakkında yakalama kararı çıkardı. Ancak Sonel’in yurt dışına çıktığı bilgisi üzerine, kırmızı bülten çıkarılması için İnterpol’e başvuruldu. Gülistan Doku’nun ailesi, adaletin yerini bulacağına inandıklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.
Kamuoyunda tepkiler
Gelişmelerin ardından siyasi partilerden art arda açıklamalar geldi. Ana muhalefet partisi sözcüsü, “Bir valinin cinayet örtbasına karışması, devletin vicdanını yaralar. Bu operasyon, hukukun üstünlüğünün bir göstergesidir” dedi. İktidar kanadından ise, “Yargı bağımsızdır. Kimsenin suçlu olduğu kanıtlanmadan yargılanamaz. Süreç adalet önünde netleşecektir” ifadeleri kullanıldı.
Sosyal medyada da #GülistanDoku ve #Adaletİstiyoruz etiketleriyle geniş bir kampanya yürütülüyor. Kampanyaya katılan binlerce kişi, soruşturmanın şeffaf bir şekilde tamamlanmasını talep ediyor. Doku ailesinin avukatı, yaptığı açıklamada, “Müvekkillerimiz yıllardır adalet arıyor. Bu tutuklamalar umut verici, ancak asıl hedef Tuncay Sonel’in yargı önüne çıkarılmasıdır” dedi.
Bağımsız değerlendirme
Bu olay, Türkiye’de bürokrasinin bazı kesimlerinde suç örtbasına ne kadar eğilimli olabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek. Bir valinin, cinayet zanlılarını korumak için devletin imkânlarını kullanması, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Ancak bu soruşturmanın kararlılıkla yürütülmesi, yargının bağımsızlığı açısından önemli bir sınavdır. Sürecin şeffaf ilerlemesi ve Sonel’in yargı karşısına çıkarılması, halkın adalete olan güvenini tazeleyecektir.