Vakıf yükseköğretim kurumlarında 2026-2027 eğitim-öğretim yılında öğrenim ücretlerine ilişkin yeni bir düzenleme yürürlüğe girdi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından alınan karara göre, hazırlık ve birinci sınıf dışındaki sınıflara uygulanacak azami ücret artış oranı belirlendi. Bu düzenleme, vakıf üniversitelerinde okuyan milyonlarca öğrenciyi ve ailelerini yakından ilgilendiriyor.
Yeni ücret düzenlemesinin kapsamı
YÖK'ün yayımladığı genelgeye göre, 2026-2027 akademik yılında vakıf üniversitelerinde hazırlık ve birinci sınıf dışındaki öğrencilerin ödeyeceği ücretler, bir önceki yıla göre en fazla yüzde 25 oranında artırılabilecek. Bu oran, enflasyon ve ekonomik koşullar dikkate alınarak belirlendi. Daha önceki yıllarda bu oran yüzde 30 seviyesindeydi. Yeni düzenleme ile öğrenci ve ailelerinin üzerindeki mali yükün bir nebze hafifletilmesi hedefleniyor.
Uygulama, vakıf üniversitelerinin tüm lisans ve ön lisans programlarını kapsıyor. Hazırlık sınıfı ve birinci sınıf öğrencileri ise bu düzenlemenin dışında tutuldu. Onlar için ayrı bir ücret tarifesi uygulanacak. YÖK yetkilileri, bu ayrımın öğrencilerin eğitim hayatının başlangıcında karşılaştıkları maliyetleri dengelemek amacıyla yapıldığını belirtiyor.
Öğrenciler ve aileler ne diyor?
Öğrenci temsilcileri, kararı olumlu bulmakla birlikte yetersiz olduğunu ifade ediyor. Vakıf üniversitelerinde okuyan bir öğrenci olan Ali Demir, "Yüzde 25 hala yüksek bir oran. Üstelik kira, yemek ve ulaşım gibi giderler de cabası. Devletin vakıf üniversitelerine daha fazla denetim getirmesi gerekiyor" dedi. Bazı veliler ise ücret artışının enflasyon oranının altında kalması gerektiğini savunuyor.
Öte yandan, vakıf üniversiteleri yöneticileri, artış oranının maliyetlerini karşılamadığını öne sürüyor. Bir vakıf üniversitesinin rektörü, "Personel maaşları, kira ve enerji giderleri sürekli artıyor. Yüzde 25 oranı bizi zorlayacak" ifadelerini kullandı. YÖK ise her iki tarafı da dinleyerek denge kurmaya çalıştığını belirtiyor.
Geçmiş yıllarla karşılaştırma
2025-2026 eğitim-öğretim yılında vakıf üniversitelerindeki ücret artışı yüzde 30 olarak uygulanmıştı. 2024-2025 yılında ise bu oran yüzde 25'ti. Artış oranları yıldan yıla değişkenlik gösteriyor. Uzmanlar, enflasyonun seyrine bağlı olarak gelecek yıllarda da benzer dalgalanmalar yaşanabileceğini ifade ediyor. Vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenci sayısının 2024 itibarıyla 1,5 milyonu aştığı düşünüldüğünde, bu düzenlemenin etkisi büyük.
Bağımsız değerlendirme
YÖK'ün bu kararı, vakıf üniversiteleri ile öğrenciler arasında bir denge kurma çabası olarak görülebilir. Ancak artan enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında yüzde 25'lik artış, öğrenci aileleri için hala ciddi bir yük oluşturacaktır. Eğitim hakkının herkes için eşit ve erişilebilir olması gerektiği düşünüldüğünde, vakıf üniversitelerinin daha şeffaf fiyatlandırma politikaları izlemesi ve devlet destekli burs imkanlarının artırılması önem taşıyor. Bu düzenleme, kısa vadede bir çözüm sunsa da, uzun vadede sürdürülebilir bir eğitim finansmanı modeli oluşturulması gerektiği açıktır.