Deprem felaketinin ardından toplumda oluşan derin psikolojik yaralar, uzmanların dikkatini ruh sağlığı politikalarına çekti. Cumhuriyet'e konuşan ünlü bilim insanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay, mevcut psikolojik destek sisteminin yetersiz kaldığını belirterek, kapsamlı bir Ruh Sağlığı Yasası'nın bir an önce çıkarılması gerektiğini ifade etti. Uzbay, yaşanan travmanın bireysel terapi ile çözülemeyecek kadar büyük olduğuna dikkat çekti ve toplumsal bir sağlık politikasının aciliyetine işaret etti.
Deprem Travması ve Toplumsal Yansımalar
Prof. Dr. Tayfun Uzbay, deprem sonrası özellikle bölge halkında yaygın anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunların görüldüğünü aktardı. Uzbay, "Bu tablo ile başa çıkmak için yalnızca psikolojik destek hizmetleri yetersiz; sistemli bir ruh sağlığı politikası şart" dedi. Uzman isim, sağlık ocaklarından hastanelere, okullardan iş yerlerine kadar toplumun her kesimini kapsayan bir yaklaşımın gerekliliğine vurgu yaptı. Ayrıca, depremzedelerin büyük bir kısmının evlerini kaybetmesi, işsizlik ve belirsizlik gibi etkenlerin de ruhsal çöküşü derinleştirdiğini sözlerine ekledi.
Ruh Sağlığı Yasası Neden Gerekli?
Türkiye'de ruh sağlığı alanında yasal düzenlemelerin eksikliğine dikkat çeken Uzbay, mevcut durumda hizmetlerin dağınık olduğunu ve koordinasyonun sağlanamadığını belirtti. Öte yandan, ruh sağlığı çalışanlarının sayısının ihtiyaca göre oldukça az olduğunu da ifade eden uzman, "Ruh Sağlığı Yasası ile birlikte koruyucu önlemler artırılmalı, toplumda farkındalık yaratılmalı ve hizmetlere erişim kolaylaştırılmalıdır" şeklinde konuştu. Uzbay, özellikle deprem gibi büyük travmaların ardından ortaya çıkan uzun vadeli etkilerin ancak devlet politikasıyla çözülebileceğini, bunun için de siyasi irade ve bütçe ayrılması gerektiğini vurguladı ve bu durumun bir sağlık politikası olduğu kadar bir halk sağlığı meselesi olduğuna işaret etti.
Bilim Kurulları ve Karar Alıcılara Çağrı
Tayfun Uzbay, bilim insanlarının ve ilgili meslek örgütlerinin görüşleri doğrultusunda bir taslak hazırlanması ve yasama sürecinin hızlandırılması çağrısında bulundu. "Bu konuda zaman kaybetmeden adım atılmalı; yasanın çıkarılması için milletvekillerine ve hükümete büyük görev düşüyor" dedi. Ayrıca, deprem bölgesinde görev yapan sağlık çalışanlarının da tükenmişlik sendromu yaşadığına dikkat çeken Uzbay, bu kişilere yönelik psikolojik destek mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirtti.
Bağımsız Değerlendirme
Türkiye'nin deprem gerçeğiyle sık sık yüzleştiği bir coğrafyada, ruh sağlığı politikalarının uzun süredir ihmal edilmesi düşündürücüdür. Toplumun psikolojik dayanıklılığını artırmak için bireysel çabaların ötesinde, kalıcı bir yasal çerçeve ve devlet güvencesi büyük önem taşımaktadır. Prof. Dr. Uzbay'ın çağrısı, yalnızca deprem değil gelecekteki olası afetlere karşı da bir hazırlık niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda, Ruh Sağlığı Yasası'nın ülkenin gündemine girmesi ve tartışılması, sağlıklı bir toplum için atılacak en önemli adımlardan biri olacaktır.