İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uzay ve Makine Mühendisliği bölümlerinden mezun olan Mustafa Ay ve Hıdır İlyas Sezer, üniversitenin ikinci sınıfından bu yana birlikte çalışarak 2024 yılı itibarıyla roket motorları üzerine projeler geliştirmeye başladı. Girişimciler, Dünya yörüngesindeki uydu sayısının hızla artmasıyla oluşan uzay trafiğine çevre dostu bir çözüm sunmak için yeşil enerjiyle çalışan bir roket motoru tasarlıyor.
Roket motorunda yeşil enerji dönemi
Geleneksel roket motorları, katı veya sıvı kimyasal iticiler kullanarak yüksek miktarda karbon salımına neden oluyor. Mustafa Ay ve Hıdır İlyas Sezer, bu sorunu çözmek için elektrikle çalışan ve itici gaz olarak su buharı veya çevre dostu alternatifler kullanan bir motor üzerinde çalışıyor. Bu yenilikçi motor, uyduların yörünge değiştirme ve manevra ihtiyaçlarını karşılarken çevresel etkiyi önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.
Uzay trafiği neden sorun haline geldi?
Son yıllarda SpaceX’in Starlink ve benzeri projelerle birlikte Dünya yörüngesindeki uydu sayısı on binlere ulaştı. Bu durum, çarpışma riskini artırırken mevcut itki sistemlerinin çoğu çevre dostu değil. Ay ve Sezer’in geliştirdiği yeşil roket motoru, hem karbon salımını düşürecek hem de uyduların ömrü sonunda kontrollü olarak yörüngeden çıkarılmasını kolaylaştıracak.
İkilinin vizyonu ve gelecek planları
Mustafa Ay, yaptığı açıklamada, “Uzay araştırmalarının artmasıyla birlikte çevresel sürdürülebilirlik artık göz ardı edilemez bir boyuta ulaştı. Biz de mühendislik bilgimizi kullanarak bu alanda fark yaratmak istiyoruz” dedi. Hıdır İlyas Sezer ise, “Yeşil enerjiyle çalışan roket motorumuz sayesinde hem daha az kirlilik hem de daha uzun süreli uzay görevleri mümkün olacak” ifadelerini kullandı. Girişimciler, motor prototipini 2025 yılı sonunda test etmeyi planlıyor.
Yenilikçi teknolojinin önemi
Bu proje, sadece çevre dostu olmasıyla değil aynı zamanda enerji verimliliğiyle de dikkat çekiyor. Geleneksel kimyasal motorlara kıyasla çok daha az yakıt tüketen yeşil motor, özellikle küçük uydular için ideal bir çözüm sunuyor. Uzay kirliliğinin önlenmesi ve sürdürülebilir uzay faaliyetleri için bu tür yenilikçi yaklaşımlar büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, iki genç mühendisin bu girişimi, Türkiye’de uzay teknolojileri alanında yeşil enerjiye geçişin bir örneği olarak dikkat çekiyor. Uzay trafiğinin yarattığı çevresel sorunlara mühendislik çözümleri getirilmesi, hem ulusal hem de küresel ölçekte önemli bir adım. Eğer prototip testleri başarılı olursa, bu motorun ticari kullanımı uzay endüstrisinde çığır açabilir.