Ağır ceza avukatı Dursun, Türkiye'deki cezaevlerinde uyuşturucu bağlantılı suçlardan tutuklu 182 bin kişinin oluşturduğu suç çevresine dikkat çekti. Dursun, cezaevlerinde rehabilitasyon hizmetlerinin yetersizliğinin, bu kurumları bir suç ağına dönüştürdüğünü belirterek, "Cezaevleri bir network aracına dönüşmüş durumda. Cezayı yalnız mahkûma değil, topluma da veriyoruz" ifadelerini kullandı.
Rehabilitasyon Eksikliği Suç Ağını Büyütüyor
Dursun'un açıklamalarına göre, cezaevlerinde uyuşturucu bağımlılığı tedavisi ve meslek edindirme programları yetersiz kalıyor. Bu durum, tutukluların ceza süresince yeni suç bağlantıları kurmasına ve tahliye sonrası tekrar suç işlemesine zemin hazırlıyor. 182 bin kişilik bu büyük kitle, adeta bir suç ekosistemi oluşturuyor. Dursun, "Cezayı yalnız mahkûma değil, topluma da veriyoruz" diyerek, bu kişilerin topluma kazandırılamamasının uzun vadede toplumsal güvenliği tehdit ettiğini vurguladı.
Cezaevlerindeki rehabilitasyon açığı, yalnızca bireysel bir sorun değil; aynı zamanda organize suç örgütlerinin cezaevi içinde eleman kazanmasına olanak tanıyor. Uyuşturucu ticareti gibi suçlar, cezaevi duvarlarının ardında da devam edebiliyor. Bu durum, ceza infaz sisteminin etkinliğini sorgulatıyor.
Toplumsal Maliyet ve Çözüm Önerileri
Uyuşturucu bağlantılı suçlardan tutuklu kişi sayısının 182 bini bulması, Türkiye'nin cezaevi kapasitesi ve rehabilitasyon hizmetleri konusunda ciddi bir yükümlülükle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, cezaevlerinde bağımlılık tedavisi, psikolojik destek ve mesleki eğitim programlarının artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, cezaevleri suçun öğrenildiği ve pekiştirildiği merkezler haline gelmeye devam edecek.
Dursun'un çağrısı, ceza adalet sisteminin yalnızca cezalandırma değil, aynı zamanda ıslah ve topluma kazandırma işlevini hatırlatıyor. Bu denge sağlanmadığı sürece, suç çevrimi kısır döngü halini alacak ve toplumsal maliyet her geçen gün artacak.
Sonuç olarak, cezaevlerindeki rehabilitasyon açığı, yalnızca mahkûmların değil, tüm toplumun sorunu. Etkili politikalar geliştirilmediği takdirde, suç ağları büyümeye devam edecek ve toplumsal güvenlik zaafiyete uğrayacaktır.