Orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi ile ağız içi ve gırtlak tümörlerinin tedavisinde robotik cerrahi yöntemi, geleneksel cerrahiye kıyasla daha az kanama, kısa hastanede kalış süresi ve hızlı iyileşme avantajları sağlıyor. Uzmanlar, bu teknolojinin özellikle obstrüktif uyku apnesi sendromunda (OSAS) etkili olduğunu ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor.
Robotik cerrahi nasıl uygulanıyor?
Robotik cerrahi, cerrahın bir konsol aracılığıyla robotik kolları yönlendirdiği, üç boyutlu yüksek çözünürlüklü görüntüleme ile desteklenen bir sistemdir. Bu yöntemle, ağız içi ve gırtlak bölgesindeki tümörler ile uyku apnesine neden olan yumuşak doku fazlalıkları hassas bir şekilde çıkarılabilmektedir. Operasyon sırasında çevre dokulara zarar verme riski azalırken, iyileşme süreci de geleneksel yöntemlere göre daha hızlı gerçekleşmektedir.
Hasta seçimi önemli
Her uyku apnesi hastası robotik cerrahi için uygun değildir. Orta ve ağır düzeyde, pozisyonel (sırt üstü uyumada kötüleşen) OSAS vakaları ile cerrahi gerektiren ağız içi ve gırtlak tümörleri, bu tedavi için ideal adaylardır. Uzmanlar, hastaların detaylı bir uyku testi (polisomnografi) ve görüntüleme tetkiklerinden sonra değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Türkiye'de birçok merkezde uygulanmaya başlanan robotik cerrahi, sağlık turizmi açısından da ülkeye avantaj sağlamaktadır. Özellikle Avrupa ve Orta Doğu'dan gelen hastalar, bu teknolojinin sunduğu konfor ve başarı oranı nedeniyle Türkiye'yi tercih etmektedir.
Ameliyat sonrası hastalar genellikle bir gün hastanede kalmakta, ardından evlerinde kısa sürede normal yaşantılarına dönebilmektedir. Kanama, enfeksiyon ve ağrı gibi komplikasyonlar ise oldukça düşük oranda görülmektedir.
Bu gelişme, uyku apnesi ve baş-boyun tümörleri tedavisinde cerrahi seçenekleri genişletirken, hastaların daha az invaziv yöntemlerle sağlığına kavuşmasını mümkün kılmaktadır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, her yıl binlerce hasta bu teknolojiden faydalanmaktadır.