Türkiye'nin dört bir yanında eğitim sisteminin bel kemiğini oluşturan binlerce usta öğretici, uzun yıllardır süregelen güvencesizlik ve düşük ücret sorununa karşı bir kez daha sesini yükseltti. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak mesleki eğitim merkezlerinde, halk eğitim merkezlerinde ve çeşitli kurslarda görev yapan usta öğreticiler, emeklerinin karşılığını alamadıklarını ve eğitim sisteminin asli unsuru olarak görülmeyi talep ettiklerini belirtiyor. Özellikle kadrolu ve güvenceli bir statüye kavuşmak isteyen usta öğreticiler, mevcut sistemde sözleşmeli ve geçici statüde çalıştırıldıkları için sosyal güvenceden yoksun olduklarını ifade ediyor.
Usta öğreticilerin sorunları neler?
Usta öğreticiler, başta düşük ücretler olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya. Saatlik ücret üzerinden çalışan usta öğreticiler, aylık gelirlerinin asgari ücretin altında kaldığını ve kıdem tazminatı, yıllık izin gibi haklardan mahrum olduklarını dile getiriyor. Ayrıca, kadroya geçirilme talepleri yıllardır karşılık bulmuyor. Sendikalar ve sivil toplum kuruluşları da konuyla ilgili olarak hükümete çağrıda bulunuyor. Eğitim Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen gibi sendikalar, usta öğreticilerin özlük haklarının iyileştirilmesi için mücadele veriyor. Sendika temsilcileri, "Usta öğreticiler eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Onların emeği görmezden gelinemez. Kadro ve güvence talepleri meşrudur" açıklamasını yapıyor.
Çözüm için ne yapılmalı?
Uzmanlar, usta öğreticilerin sorunlarının çözümü için kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini vurguluyor. Mevcut mevzuatın güncellenmesi ve usta öğreticilere kadro imkanı tanınması gerektiğini belirten eğitim politikaları araştırmacıları, aksi takdirde mesleki eğitimin niteliğinin düşeceğine dikkat çekiyor. Özellikle mesleki eğitim merkezlerinde istihdam edilen usta öğreticilerin sayısının her geçen yıl artmasına rağmen, statülerinde bir değişiklik olmaması eleştiriliyor. Hükümet kanadından ise konuyla ilgili henüz somut bir adım atılmış değil. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, usta öğreticilerin sorunlarının takip edildiğini ancak ekonomik koşullar ve bütçe imkanları doğrultusunda adım atılacağını ifade ediyor.
Öte yandan, usta öğreticilerin özlük haklarına ilişkin daha önce çeşitli düzenlemeler yapılmış olsa da bu düzenlemeler sorunları tam anlamıyla çözmekten uzak kaldı. Örneğin, 2016 yılında çıkarılan bir kanunla usta öğreticilerin sigorta primleri düzenlenmiş ancak kadro ve güvence gibi temel talepler karşılanmamıştı. Şu an itibarıyla Türkiye genelinde yaklaşık 200 bin usta öğreticinin bulunduğu tahmin ediliyor ve bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Usta öğreticilerin talepleri doğrultusunda atılacak adımlar, sadece onların değil, binlerce öğrencinin de eğitim kalitesini doğrudan etkileyecek. Bu nedenle sorunun ivedilikle çözülmesi gerektiği vurgulanıyor.