İstanbul Üsküdar ilçesi Güzeltepe Mahallesi Pelin Sokak’ta bulunan bir inşaat şantiyesinde gece saatlerinde yürütülen çalışmalar, çevredeki vatandaşların uykusunu bölerek mahalleliyi ayağa kaldırdı. Beton dökme ve moloz taşıma işlemlerinden kaynaklanan yüksek ses, gece yarısından sonra da devam edince uykusuz kalan mahalle sakinleri sokağa döküldü. Gürültü nedeniyle tepkilerini dile getiren vatandaşlar, durumun bir an önce çözüme kavuşturulması için yetkililere çağrıda bulundu.
Gece Yarısı İnşaat Sesine Uyanan Mahalleli Tepki Gösterdi
Pelin Sokak sakinleri, hafta içi olduğu gibi hafta sonu da devam eden gece çalışmalarının artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirtti. Sabah erken saatlerde işe gitmek zorunda olanlar, özellikle beton mikserlerinin ve jeneratörlerin çıkardığı ses nedeniyle uyuyamadıklarını ifade etti. Mahalle sakinlerinden Ali Yılmaz, üç gecedir gözlerini kırpmadığını belirterek, "Bu inşaat şirketi geceleri çalışmak için sanki özel izin almış gibi davranıyor. Ama bizim de çalışma hayatımız var. Gece 2'de başlayan gürültü sabaha kadar sürüyor, ne uyku bırakıyor ne de huzur. Çocuklarımız bile uyanıyor, ders çalışamıyorlar. Yetkililerin bu duruma bir çözüm bulması şart" dedi.
Bir diğer mahalle sakini Emine Kaya ise, defalarca inşaat yetkilileriyle konuştuklarını ancak sonuç alamadıklarını söyledi: "Telefonla aradık, yüz yüze görüştük; her seferinde 'sadece bu gece' dediler, ama bu iş haftalardır sürüyor. Ses o kadar yüksek ki evimizdeki camlar titriyor. Artık yetkililerin devreye girmesini istiyoruz. Gerekirse hukuki yollara başvuracağız."
Gürültü Kirliliği ve Yasal Çerçeve
Türkiye’de çevresel gürültüyü düzenleyen mevzuat, özellikle yerleşim alanlarında gece saatlerinde (22:00-06:00) gürültüye neden olabilecek faaliyetleri sınırlandırıyor. "Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği"ne göre, şantiyelerin gece çalışabilmesi için belediyeden özel izin alması ve belirli desibel sınırlarına uyması gerekiyor. Ancak uygulamada bu kuralların sıklıkla ihlal edildiği gözleniyor. Üsküdar Belediyesi’ne ulaşan şikayetler üzerine ekiplerin olay yerinde inceleme yapması bekleniyor.
Çevre mühendisleri, gürültü kirliliğinin sadece rahatsızlık vermekle kalmayıp ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Uyku bozukluğu, stres, hipertansiyon ve işitme kaybı gibi rahatsızlıklara neden olan kronik gürültü, özellikle şehir hayatında büyük bir problem haline gelmiş durumda. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan uzmanlar, inşaat firmalarının hem yasalara hem de çevreye saygılı olması gerektiğini vurguluyor.
Vatandaşlar Çözüm Bekliyor
Üsküdar Güzeltepe sakinleri, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için Üsküdar Kaymakamlığı, Belediye ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne şikayette bulunacaklarını duyurdu. Pelin Sokak’ta oturanlar, hafta sonları dahil gece vardiyasında çalışan işçilerin insani koşullarda çalıştırılması gerektiğini de dile getiriyor. İnşaatın temel kazısı aşamasında mı yoksa üst yapı inşaatı mı olduğu henüz netlik kazanmazken, çalışmaların ne zaman tamamlanacağı da belirsizliğini koruyor.
Mahalle muhtarı, konuyla ilgili olarak belediye yetkilileriyle görüştüğünü ve en kısa sürede inşaat firmasıyla bir toplantı düzenleneceğini aktardı. Muhtar, "Halkımızın sağlığı ve huzuru her şeyden önemli. Bu tür gece çalışmaları ancak çok zorunlu durumlarda ve gerekli izinler alınarak yapılmalı. Biz de bu süreci yakından takip edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Şikayetler üzerine harekete geçen Üsküdar Belediyesi zabıta ekiplerinin, gece saatlerinde şantiyede ölçüm yaparak gürültü seviyesini kontrol etmesi ve ihlal tespit edilmesi durumunda para cezası uygulaması bekleniyor. Ancak mahalleli, cezaların caydırıcı olmadığını, asıl çözümün şantiyenin çalışma saatlerine uymasında olduğunu söylüyor.
Türkiye’de artan kentsel dönüşüm ve konut ihtiyacı nedeniyle inşaat sektörü hızlı bir büyüme içinde. Ancak bu büyüme, yerleşim alanlarında yaşayanların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle büyük şehirlerde sıkça karşılaşılan gece inşaat çalışmaları, hem hukuki hem de toplumsal bir sorun olarak ön plana çıkıyor. Bu tür durumlarda hem firmaların hem de denetleyici kurumların daha duyarlı olması gerektiği aşikar. Vatandaşların da haklarını bilmesi ve gerekli mercilere başvurmaktan çekinmemesi, bu tür sorunların çözümünde büyük önem taşıyor.