Üsküdar Belediyesi'nin 2027 bütçe sunumunda mali krizin ayrıntıları ortaya çıktı. Belediyenin borcunun Sinem Dedetaş döneminde %538 artarak 6,65 milyar TL'ye yükseldiği, maaş ödemeleri için kredi kullanıldığı ve faiz harcamalarının 76 milyon TL'ye fırladığı belirtildi. Ayrıca 164 taşınmazın satıldığı ve yatırımlara bütçe ayrılmadığı bilgisi paylaşıldı.
Borç artışının boyutu ve nedenleri
Üsküdar Belediyesi'nin mali tablosu, 2027 bütçe görüşmelerinde çarpıcı bir şekilde ortaya kondu. Başkan Sinem Dedetaş göreve geldiğinde devraldığı borç yükünün kısa sürede katlanarak arttığı, %538'lik artışla 6,65 milyar TL'ye ulaştığı ifade edildi. Bu artışın temel nedenleri arasında personel maaşlarının ödenebilmesi için bankalardan kredi çekilmesi ve artan faiz yükü gösteriliyor. Faiz harcamalarının 76 milyon TL'ye ulaşması, belediyenin nakit akışında ciddi bir sıkıntı yaşadığını gözler önüne seriyor.
Ekonomik koşullar ve enflasyonist ortam, borçlanma maliyetlerini yükseltirken, belediyenin gelirlerinin giderleri karşılayamaması krizin derinleşmesine yol açtı. Özellikle maaş ödemeleri gibi zorunlu harcamalar için borçlanmaya gidilmesi, belediyenin operasyonel bütçesinin ne denli zorlandığını gösteriyor.
Taşınmaz satışları ve yatırım eksikliği
Mali sıkıntıyı aşmak için belediye yönetimi, 164 taşınmazı satışa çıkardı. Bu satışlardan elde edilen gelirlerin borç kapatmada kullanıldığı düşünülüyor. Ancak taşınmaz satışları, uzun vadede belediyenin gayrimenkul portföyünü küçültürken, yatırım bütçesine ayrılan payın da azalmasına neden oldu. Bütçe sunumunda yatırımlara neredeyse hiç kaynak ayrılmadığı, mevcut borçların çevrilmesine odaklanıldığı belirtildi.
Uzmanlar, taşınmaz satışlarının sürdürülebilir bir çözüm olmadığını, aksine gelecekteki gelir kaynaklarının tükenmesine yol açabileceğini vurguluyor. Belediyenin asli görevleri arasında yer alan altyapı, park, sosyal tesis gibi yatırımların ertelenmesi, vatandaşların hizmet kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Bağlam: yerel yönetimlerde borçlanma ve mali disiplin
Türkiye'de yerel yönetimler, son yıllarda artan enflasyon ve ekonomik dalgalanmalarla birlikte borçlanma sorunuyla karşı karşıya. Belediyelerin gelirleri büyük ölçüde merkezi hükümet transferlerine ve öz gelirlerine bağlı. Özellikle büyükşehir ilçe belediyeleri, nüfus ve hizmet talebi arttıkça daha fazla mali baskı hissediyor. Üsküdar gibi tarihi ve yoğun nüfuslu bir ilçede, altyapı ve kentsel dönüşüm ihtiyaçları da bütçe üzerinde ek yük oluşturuyor.
Sinem Dedetaş yönetimi, göreve gelirken önceki dönemden devraldığı borçları ve pandemi sonrası ekonomik koşulları gerekçe göstererek bu tablonun oluştuğunu savunabilir. Ancak borcun kısa sürede altı kat artması, mali yönetim ve önceliklendirme konusunda soru işaretleri doğuruyor. Belediyenin şeffaflık ilkesi çerçevesinde borç yapısını ve harcamalarını kamuoyuyla daha ayrıntılı paylaşması, hesap verebilirlik açısından önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde belediyenin borç çevirme kapasitesi, faiz giderlerinin bütçe üzerindeki etkisi ve taşınmaz satışlarının sürekliliği yakından izlenecek. Yerel seçimler sonrası göreve gelen yönetimlerin mali performansı, seçmen nezdinde de değerlendirilecek. Üsküdar özelinde ise hizmetlerin aksamaması ve yatırımların sürdürülebilmesi için acil bir mali konsolidasyon planına ihtiyaç olduğu açık.