İstanbul Üsküdar Belediyesi'nde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik'in de bulunduğu üç şüpheli tutuklandı. Soruşturma, Belediyenin imar ve ruhsat süreçlerinde kamu zararına yol açan usulsüz işlemler yapıldığı iddiaları üzerine başlatıldı.
Gözaltı ve Tutuklama Süreci
Alınan bilgilere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Üsküdar Belediyesi'nde görevli bazı yetkililer hakkında usulsüzlük iddiasıyla inceleme başlatıldı. Yapılan teknik ve idari incelemeler sonucunda Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik ile birlikte iki belediye personeli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tutuklama kararına gerekçe olarak, şüphelilerin yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde mevzuata aykırı hareket ederek usulsüz izinler verdiği ve bu yolla haksız kazanç sağladığı iddiaları gösterildi. Soruşturmanın genişletilerek diğer belediye görevlileri ve ilgili firmalar hakkında da inceleme yapılabileceği öğrenildi.
Soruşturmanın Arka Planı ve Belediyeden Açıklama
Üsküdar Belediyesi'ne yönelik soruşturmanın, ihbar ve şikayetler üzerine yaklaşık altı ay önce başlatıldığı ve detaylı bir ön inceleme yürütüldüğü belirtiliyor. İddiaya göre, belirli parsellerdeki yapı ruhsatları ve iskan belgeleri, teknik şartlara uygunluk taşımadığı halde onaylandı. Bu işlemler sırasında imar planlarına aykırılıklar göz ardı edilerek bazı yapıların kaçak duruma düşmesinin önü açıldı.
Belediye kaynakları, soruşturmanın belediyenin rutin işleyişini aksatmayacağını, ancak yargı sürecine tam destek verileceğini ifade etti. Belediye Başkanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir yazılı açıklama yapılmadı. Öte yandan, tutuklanan Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik'in görevden uzaklaştırılıp uzaklaştırılmayacağına dair bir bilgi paylaşılmadı.
Uzmanlar, bu tür soruşturmaların yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından kritik olduğunu vurguluyor. İmar ve ruhsat süreçlerindeki usulsüzlüklerin, kentleşme ve deprem güvenliği gibi hayati konularda risk oluşturabileceği belirtiliyor.
Kent ve Ülke Gündemindeki Yeri
Üsküdar Belediyesi'ne yönelik operasyon, son dönemde yerel yönetimlere yönelik artan denetimlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İstanbul'un en büyük ilçelerinden biri olan Üsküdar'da yaşanan bu gelişme, diğer belediyeler için de caydırıcı bir örnek teşkil edebilir. Soruşturmanın derinleştirilmesi ve yeni tutuklamaların olup olmayacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
Kamuoyu, belediyenin imar işlemlerindeki usulsüzlüklerin sadece bu olayla sınırlı olup olmadığını sorguluyor. Bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve vatandaşların imar süreçlerine daha kolay erişebilmesi yönünde çağrılar yükseliyor. Önümüzdeki süreçte soruşturmanın seyri, yerel yönetimlerdeki yolsuzluk algısını doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.