Türkiye'de tarım sektörü, artan üretim maliyetleri, kuraklık ve yetersiz destek politikaları nedeniyle büyük bir dönüşüm geçiriyor. Özellikle Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerindeki verimli tarım arazileri, üreticilerin topraklarını terk etmesiyle birlikte sessizce el değiştiriyor. Sektör temsilcileri, bu durumun gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtiyor.
Maliyetler üreticiyi zorluyor
Son yıllarda gübre, mazot, tohum ve işçilik gibi girdi maliyetlerindeki artış, çiftçileri üretim yapamaz hale getirdi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre, 2020'den bu yana tarımsal girdi fiyatları yüzde 200'ün üzerinde arttı. Buna karşılık ürün fiyatlarındaki artış aynı oranda olmadığı için çiftçiler borçlarını ödeyemez duruma geldi. Birçok üretici, tarlasını satarak kentsel dönüşüm projelerine veya sanayi yatırımlarına yönelen şirketlere devrediyor.
Kuraklık ve yetersiz destekler
İklim değişikliğine bağlı kuraklık da üretimi olumsuz etkiliyor. Özellikle Konya Ovası ve Güneydoğu Anadolu'da yağışların azalması, çiftçileri susuz tarıma yönlendirse de bu yöntem verim düşüklüğüne yol açıyor. Ayrıca devletin sağladığı tarımsal desteklerin enflasyon karşısında erimesi, çiftçileri teşvik edemiyor. CHP Tarım Politikaları Koordinatörü Ali Koç, "Verilen destekler sadece mazot ve gübre fiyatlarını karşılamaya yetmiyor. Çiftçi üretim yapmaktan vazgeçiyor" dedi.
Araziler yatırımcıya geçiyor
Tarım arazilerinin dönüşümü en çok Ege ve Marmara'da görülüyor. İzmir, Aydın, Manisa ve Bursa'da zeytinlikler, bağlar ve meyve bahçeleri yerini lojistik merkezlerine, depolara ve konut projelerine bırakıyor. Antalya'da ise seraların yerini turizm tesisleri alıyor. Uzmanlar, bu dönüşümün tarımsal üretim kapasitesini düşürdüğünü vurguluyor. Tarım Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Harun Öztürk, "Verimli tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, uzun vadede gıda ithalatını artıracak" uyarısında bulundu.
Çözüm önerileri
Üreticilerin topraklarını bırakmasının önüne geçmek için acil önlemler alınması gerekiyor. Sektör temsilcileri, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, tarımsal desteklerin artırılması ve arazi kullanım planlamasının yapılmasını talep ediyor. Ayrıca kuraklıkla mücadele için sulama altyapısının modernize edilmesi şart. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda çalışma yürüttüğü bilinse de somut adımlar henüz atılmadı. Topraklarını satan çiftçi sayısı her geçen gün artarken, Türkiye'nin gıda güvenliği risk altında kalıyor.