TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifiyle, belirlenen istisnalar dışında yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilen veya kayıt hakkını kullanamayan öğrenciler, başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılı itibarıyla öğrenimlerine devam edebilecek. Düzenleme, özellikle çeşitli nedenlerle eğitimine ara vermek zorunda kalan gençlere yeni bir başlangıç fırsatı sunarken, üniversite kontenjanlarının etkin kullanılması hedefleniyor.
Düzenlemenin kapsamı ve uygulama şartları
Kanun teklifi, disiplin suçları veya örgüt üyeliği gibi nedenlerle ilişiği kesilen öğrenciler hariç olmak üzere, tüm yükseköğretim düzeyindeki öğrencileri kapsıyor. Başvurular, 2026-2027 eğitim öğretim yılı başında alınacak ve öğrenciler kayıt dondurdukları veya ayrıldıkları dönemin koşullarına tabi olacak. Böylece daha önce akademik başarısızlık, maddi imkansızlık veya sağlık sorunları gibi nedenlerle eğitimlerini yarıda bırakan öğrenciler, kaldıkları yerden devam edebilecek. Ayrıca, öğrenim kredisi borcu gibi mali yükümlülüklerini yerine getirememiş öğrenciler de affın kapsamına dahil edildi.
Komisyon görüşmeleri ve muhalefetin tepkisi
Komisyonda görüşülen teklif, muhalefet milletvekilleri tarafından bazı istisnaların genişletilmesi ve başvuru süresinin uzatılması yönünde eleştirildi. Ancak hükümet kanadı, düzenlemenin adalet ve fırsat eşitliği ilkeleri çerçevesinde hazırlandığını vurguladı. Düzenlemenin sadece devlet üniversitelerini değil, vakıf üniversitelerini de kapsaması tartışma konusu olurken, teklifin genel kurulda görüşülmesi bekleniyor.
Geçmişte benzer öğrenci affı düzenlemeleri sık sık gündeme gelmiş, ancak uygulamada bazı aksaklıklar yaşanmıştı. Uzmanlar, bu kez daha kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü ve özellikle YÖK ile üniversiteler arasında eşgüdüm sağlanmasının önemine dikkat çekiyor. Eğitim sen ve sendikaları ise affın yanı sıra üniversite harçları ve burs politikalarında da iyileştirme yapılmasını talep ediyor.