Üniversite adayları için tercih maratonu son haftasına girdi. Bu kritik süreçte öğrenciler, geleceklerini şekillendirecek kararlarını verirken, eğitim danışmanı ve sınav koçu Esin Yılmaz Ashkar, TAKVİM'e önemli açıklamalarda bulundu. Ashkar, tercih listelerinin bir puan cetveli değil, bir istek sıralaması olduğunu vurgulayarak, öğrencilerin kendi ilgi ve yeteneklerine göre hareket etmeleri gerektiğini belirtti.
Tercih Listesi Oluştururken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Esin Yılmaz Ashkar, öğrencilerin en sık yaptığı hatalardan birinin, tercih listelerini yalnızca puan sıralamasına göre dizmek olduğunu söyledi. “Öğrenciler genellikle hangi bölüm daha popülerse ya da hangi üniversite daha prestijliyse onu önceliklendiriyor. Ancak bu yaklaşım, doğru tercih yapılmasını engelliyor. Tercih listesi, öğrencinin gerçekten istediği bölümleri ve üniversiteleri, istek sırasına göre dizdiği bir yol haritası olmalıdır” dedi.
Ashkar, öğrencilerin öncelikle kendi ilgi alanlarını, yeteneklerini ve hedeflerini belirlemeleri gerektiğini ifade etti. “Hangi mesleği yapmak istiyorsunuz? Hangi alanda kendinizi geliştirmek istiyorsunuz? Bu soruların cevapları, tercih listenizin temelini oluşturmalı. Sıralama, bu ilgi ve hedeflere göre yapılmalı. Örneğin, bir öğrencinin hayali doktor olmaksa, tıp fakültelerini en üst sıraya yazması, ancak puanı yetersizse yedek planlar yapması gerekir” diye konuştu.
Son Haftada Dikkat Edilmesi Gereken Stratejiler
Son haftaya girilirken öğrencilerin panik yapmaması gerektiğini belirten Ashkar, şu önerilerde bulundu: “Öncelikle tercih listenizi güncelleyin. Puanlar ve başarı sıralamaları değiştiği için son durumu kontrol edin. İkinci olarak, tercihlerinizi yazarken ‘Büyük risk almayın’ diyorum. Kendinize uygun bir denge kurun; ulaşabileceğiniz bölümler, ancak biraz daha üstünde ve daha altında olsun. Üçüncü olarak, her bölümün ders içeriklerini ve iş imkanlarını araştırın. Sadece ismine bakarak tercih yapmak, ileride pişmanlık yaşamanıza neden olabilir.”
Ayrıca Ashkar, tercih listesinin 24 tercih hakkının tamamının doldurulmasının önemine değindi: “Öğrenciler genellikle ilk 5-10 tercihi yazıp gerisini boş bırakıyor. Ancak bu büyük bir hata. Yerleştirme sürecinde son sıradaki tercihiniz bile değerlendirilebilir. Bu yüzden tüm tercihlerinizi, istek sıralamanıza göre doldurun. Ayrıca, kazandığınız bölümde mutlu olacağınızdan emin olun. Çünkü üniversite hayatı, sadece eğitimden ibaret değil; sosyal çevre, şehir, okulun imkanları gibi faktörler de önemli.”
Uzmanından Bağımsız Değerlendirme
Eğitim sisteminde yıllardır süregelen tartışmaların merkezinde yer alan üniversite yerleştirme süreci, öğrencilerin hayatlarında dönüm noktası oluşturuyor. Ashkar'ın vurguladığı gibi, tercih listelerinin bireysel istekler doğrultusunda oluşturulması, gençlerin hem akademik hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlıyor. Ancak sistemin, öğrencileri yalnızca puana göre yönlendiren yapısı, zaman zaman gerçek yeteneklerin göz ardı edilmesine neden olabiliyor. Bu noktada, ailelere de büyük görev düşüyor. Çocuklarını dinleyerek, onların kararlarına saygı göstererek destek olmaları, sürecin daha sağlıklı yürümesine yardımcı olacaktır. Ayrıca, üniversitelerin sunduğu imkanları genişletmesi, çift anadal ve yandal programları gibi esneklikler sunması, öğrencilerin yanlış tercih yapma kaygısını azaltabilir. Geleceğin şekillendiği bu kritik dönemde, doğru tercihlerin yapılabilmesi için öğrencilerin bilinçlendirilmesi ve yönlendirilmesi büyük önem taşıyor.