ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, üniversitelerde görev yapan idari personelin mağduriyetine dikkat çekerek, "Üniversite memurlarının bordrosunda yüksek öğretim tazminatı yazıyor. Üniversite memuru olduğu için yüksek öğretim tazminatı yazıyor. Karşılığında da sıfır yazıyor. Yani yüksek öğretim tazminatından idari personelin payına sıfır düşmüş" ifadelerini kullandı. Güzel'in açıklamaları, üniversite çalışanlarının özlük hakları konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Üniversitelerde Tazminat Uygulaması ve İdari Personelin Durumu
Yükseköğretim kurumlarında akademik ve idari personel arasındaki ücret farklılıkları uzun süredir tartışılıyor. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, öğretim elemanlarına yüksek öğretim tazminatı ödenirken, idari personelin bu ödemeden yararlanıp yararlanmayacağı konusunda belirsizlik bulunuyor. ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, üniversite idari personelinin bordrolarında yüksek öğretim tazminatı kaleminin göründüğünü ancak ödemenin yapılmadığını vurguladı.
Güzel, "Üniversite memurlarının bordrosunda yüksek öğretim tazminatı yazıyor. Üniversite memuru olduğu için yüksek öğretim tazminatı yazıyor. Karşılığında da sıfır yazıyor. Bu durum, idari personelin emeğinin karşılığını alamadığını gösteriyor. Tazminatların hiçbirinden idari personel, üniversite memuru yararlanamıyor" dedi. Bu açıklama, üniversitelerde çalışan binlerce idari personelin sorununu gözler önüne serdi.
İdari Personelin Hak Kaybı ve Sendikanın Talepleri
ÜNİPERSEN, üniversite idari personelinin maaşlarının akademik personele göre oldukça düşük olduğunu, ayrıca ek ders ücreti, döner sermaye gibi ek gelirlerden de yoksun olduklarını belirtiyor. İdari personel, aynı iş yüküne rağmen farklı ücret aldıkları gerekçesiyle hak kaybına uğradıklarını ifade ediyor. Sendika, bu eşitsizliğin giderilmesi için yetkililere çağrıda bulunuyor.
Güzel, "Üniversitelerde görev yapan idari personel, memur statüsünde olmasına rağmen, yüksek öğretim tazminatı gibi birçok ödemeden mahrum bırakılıyor. Bu durum, motivasyon kaybına ve iş veriminin düşmesine neden oluyor. Yetkililerden bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Türkiye genelindeki devlet üniversitelerinde çalışan idari personel sayısının yüz binleri bulduğu tahmin ediliyor. Bu personel, öğrenci işleri, kütüphane, laboratuvar, mali işler, personel daire başkanlığı gibi kritik birimlerde görev yapıyor. Yaptıkları işin önemi büyük olmasına rağmen mali açıdan yeterince ödüllendirilmediklerini düşünüyorlar.
Yüksek Öğretim Tazminatı Nedir?
Yüksek öğretim tazminatı, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu çerçevesinde öğretim elemanlarına ödenen bir ek ödemedir. Bu tazminat, akademik unvanlara göre farklı oranlarda uygulanır. Öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri bu tazminattan yararlanabiliyor. Ancak üniversitelerde idari kadroda çalışan memurlar, bu tazminatın kapsamı dışında tutuluyor.
ÜNİPERSEN, idari personelin de bu haktan yararlandırılması ya da en azından benzer bir ek ödeme mekanizmasının oluşturulması gerektiğini savunuyor. Sendika, özellikle son dönemde yapılan zamların idari personelin alım gücünü artırmadığını, aksine enflasyon karşısında ezildiğini ifade ediyor.
Sendikanın Çözüm Önerileri
ÜNİPERSEN, idari personelin sorunlarının çözümü için şu önerileri sıralıyor:
- Yüksek öğretim tazminatının idari personele de ödenmesi
- Hizmet içi eğitimlerle idari personelin mesleki gelişiminin desteklenmesi
- Performans değerlendirme sisteminin adil bir şekilde uygulanması
- İdari personelin özlük haklarının iyileştirilmesi
Güzel, ayrıca üniversite idari personelinin sorunlarının sadece tazminatla sınırlı olmadığını, yükselme olanaklarının kısıtlılığı, görevde yükselme sınavlarının adaletsizliği gibi konuların da gündeme geldiğini belirtti.
Üniversitelerde idari personelin yaşadığı bu sorunlar, yükseköğretim sisteminin genel yapısından kaynaklanan bir takım aksaklıkların göstergesi olarak değerlendiriliyor. Akademisyenlerle idari personel arasındaki ücret uçurumu, üniversitelerde çalışma barışını tehdit edebilecek boyutlara ulaşabilir.
Konuyla ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Maliye Bakanlığı'nın bir çalışma başlatıp başlatmayacağı merak edilirken, ÜNİPERSEN'in açıklamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Türkiye'de yükseköğretim alanında çalışanların hakları, sivil toplum kuruluşları ve sendikalar tarafından yakından takip ediliyor. Önümüzdeki dönemde idari personelin sorunlarına yönelik somut adımlar atılması bekleniyor.