İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, Türkiye’den yurt dışındaki kişileri hedef alan organize bir dolandırıcılık şebekesine yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenledi. Maslak’ta lüks bir ofiste sözde bir çağrı merkezi kuran yabancı uyruklu şüpheliler, kendilerini Çek Cumhuriyeti polisi, savcısı veya vergi dairesi yetkilisi olarak tanıtarak vatandaşlardan para talep ediyordu. Operasyon kapsamında 51 kişi gözaltına alındı. Şebekenin, mağdurları arayarak “vergi borcunuz var” ya da “adınıza sahte hesap açıldı” gibi senaryolarla paniğe sevk ettiği ve hesap bilgilerini ele geçirdiği belirlendi.
Operasyonun detayları
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri uzun süredir izledikleri şebekeye dün sabah saatlerinde eş zamanlı baskın yaptı. Maslak’taki iş merkezinde bulunan çağrı merkezinde yapılan aramalarda çok sayıda bilgisayar, cep telefonu, sim kart, müşteri listesi ve banka hesap dökümü ele geçirildi. Şüphelilerin özellikle Çek Cumhuriyeti vatandaşlarını hedef aldığı, ancak Polonya, Slovakya, Macaristan ve Almanya’dan da mağdurların bulunduğu tespit edildi. Dolandırıcıların, aradıkları kişilere resmî kurumların logosunu taşıyan sahte belgeler göndererek güven sağladığı ve ardından hesap numaralarına para yatırmalarını istediği öğrenildi. Şebeke üyelerinin Türkiye’de yasal yollarla bulunan, ancak büyük çoğunluğu yabancı uyruklu kişilerden oluştuğu belirtiliyor.
Şebekenin yöntemi ve etkileri
Dolandırıcılık şebekesinin kullandığı yöntem, “uluslararası telefon dolandırıcılığı” olarak bilinen ve özellikle son yıllarda Avrupa’da yaygınlaşan bir teknik. Çağrı merkezinde çalışanlar, İngilizce, Çekçe, Slovakça gibi dillerde eğitim alarak mağdurları ikna etmeye çalışıyor. İlk temasta “Çek polisinden arıyoruz” diyerek başlayan konuşma, zamanla vergi kaçakçılığı ya da kimlik hırsızlığı gibi suçlamalarla devam ediyor. Mağdurlardan genelde 500 ila 10 bin avro arasında değişen miktarlarda para talep eden şebeke, ödemeyi kripto para ya da havale yoluyla alıyor. Uzmanlar, bu tür operasyonların Avrupa çapında binlerce mağdur oluşturduğunu ve toplam zararın milyonlarca avroya ulaştığını ifade ediyor. Türkiye’nin bu operasyonla uluslararası polis iş birliğine önemli bir katkı sunduğu vurgulanıyor.
Gözaltına alınan 51 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Soruşturma kapsamında şebekenin diğer üyelerine yönelik operasyonların sürebileceği belirtiliyor. Yetkililer, vatandaşları kendilerini polis, savcı ya da banka yetkilisi olarak tanıtan kişilere itibar etmemeleri konusunda uyardı. Bu tür dolandırıcılık girişimlerinde resmî kurumların asla telefonla para talep etmeyeceği hatırlatıldı. Olay, Türkiye’nin küresel suç örgütleriyle mücadelesindeki kararlılığını bir kez daha gösterdi.