Antalya'da bu yıl 21'incisi düzenlenen "Uluslararası Adli Tıp Günleri", yerli ve yabancı bilim insanlarının katılımıyla tamamlandı. Adli Tıp Uzmanları Derneği tarafından organize edilen etkinlik, adli tıp pratiğindeki yenilikleri ve karşılaşılan sorunları ele aldı. Kongre, 3 gün süren oturumlar, atölye çalışmaları ve panellerle zenginleştirildi.
Adli tıp uygulamaları masaya yatırıldı
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk İnce, adli tıbbın sadece ölüm nedenini belirlemekle kalmayıp, aynı zamanda yaşayan bireylerin haklarının korunmasında da kritik bir rol oynadığını vurguladı. İnce, "Adli tıp, delillerin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesiyle adaletin tesisinde kilit bir noktada duruyor. Bu tür uluslararası toplantılar, bilgi paylaşımını artırarak mesleki standartlarımızı yükseltiyor" dedi.
Etkinlik kapsamında düzenlenen panellerde, ölüm sonrası incelemelerde kullanılan yeni görüntüleme teknikleri, adli genetik ve toksikoloji alanındaki gelişmeler tartışıldı. Ayrıca, çocuk istismarı, kadına yönelik şiddet ve işkence iddialarının adli tıbbi değerlendirmesi gibi toplumsal açıdan hassas konular ele alındı. Katılımcılar, özellikle pandemi döneminde adli tıp hizmetlerinde yaşanan aksamalar ve alınan dersler üzerinde durdu.
Kongrede sunulan bildiriler arasında, yapay zekâ destekli otopsi yöntemleri, sanal otopsi uygulamaları ve adli antropolojideki ilerlemeler öne çıktı. Yurt dışından gelen konuşmacılar, kendi ülkelerindeki adli tıp sistemlerini ve karşılaştırmalı uygulamaları aktardı. Özellikle Avrupa Adli Tıp Konseyi temsilcileri, uluslararası standartların uyumlaştırılması çağrısında bulundu.
Adli tıp hizmetlerinde güncel sorunlar
Toplantıda dile getirilen sorunlar arasında, adli tıp uzmanı sayısının yetersızlığı, otopsi süreçlerindeki gecikmeler ve raporların mahkemelerde bilirkişi olarak sunulmasında yaşanan zorluklar yer aldı. Katılımcılar, özellikle taşrada görev yapan adli tıp hekimlerinin teknik donanım ve personel eksikliği nedeniyle zorluk çektiğini belirtti. Çözüm önerileri arasında, adli tıp eğitiminin yaygınlaştırılması ve uzmanlık alanlarının çeşitlendirilmesi vurgulandı.
Adli Tıp Kurumu yetkilileri, son yıllarda artan iş yüküne rağmen hizmet kalitesini korumaya çalıştıklarını ifade etti. Ancak, özellikle büyükşehirlerdeki morg kapasitesi ve otopsi salonlarının fiziki koşulları eleştirildi. Kongre sonuç bildirgesinde, adli tıp hizmetlerinin güçlendirilmesi için bütçe artırımı ve personel alımı talep edildi.
Uluslararası iş birliği mesajı
Kongrenin kapanış oturumunda konuşan düzenleme kurulu üyesi Doç. Dr. Ayşe Yılmaz, "Adli tıp, sınır tanımayan bir bilim dalı. Uluslararası deneyim paylaşımı, hem bilimsel hem de etik açıdan büyük önem taşıyor. Gelecek yıl 22.'sini düzenlemeyi planlıyoruz ve daha geniş katılım hedefliyoruz" dedi. Etkinlik, katılımcılara sertifika verilmesiyle son buldu.
Adli tıp alanındaki bu tür organizasyonlar, sadece mesleki bilgi alışverişini değil, aynı zamanda ülkeler arası iş birliğini de güçlendiriyor. Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı bu kongre, adli bilimlerdeki güncel gelişmeleri takip etmek ve uluslararası ağları genişletmek isteyen uzmanlar için önemli bir platform işlevi gördü.