İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, bugün silahlı güçler eşliğinde Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Filistinli mültecilere yardım kuruluşu UNRWA'nın Doğu Kudüs'teki eğitim merkezini bastı. Bakan, tesis içindeki eğitmenleri kelepçeleyerek alıkoydu ve merkezin derhal kapatılacağını duyurdu. BM, tesisin dokunulmazlığına saygı gösterilmesi çağrısında bulunurken, olay uluslararası toplumda büyük yankı uyandırdı.
Ben-Gvir'in Baskını: Kelepçeli Eğitmenler ve Kapatma Kararı
Ben-Gvir, sabah saatlerinde çok sayıda polis ve özel güvenlik birimiyle birlikte Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah bölgesinde bulunan UNRWA eğitim merkezine baskın düzenledi. Görgü tanıkları, eğitmenlerin ve personelin kelepçelenerek bir odaya kilitlendiğini, bakanın ise kendini kameralara göstererek 'Burası benim talimatımla kapatıldı. Artık bu tesis terörizmin yuvası olmayacak.' dediğini aktardı. Bakan, UNRWA'nın Hamas ve diğer terör örgütleriyle iş birliği yaptığını iddia etti ve tesisin İsrail devletine geçeceğini savundu.
BM'den sert tepki
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, yaptığı yazılı açıklamada, 'BM tesislerinin dokunulmazlığı uluslararası hukukun temel ilkelerindendir. İsrail hükümetini derhal bu işgal sona erdirmeye ve personelin serbest bırakılmasını sağlamaya çağırıyorum' ifadelerini kullandı. UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Bu kabul edilemez bir saldırıdır. Eğitmenlerimiz ve personelimiz insani yardım çalışmaları için hayatlarını riske atıyor. Şimdi ise kelepçelenip alıkonuluyor.' dedi.
İsrail'de Hükümet İçi Kriz Büyüyor
Olay, İsrail'de koalisyon hükümeti içindeki gerilimi de artırdı. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan kısa açıklamada, 'Olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır. Hukukun üstünlüğü esastır.' denildi. Ancak analistler, Ben-Gvir'in bu tür tek taraflı eylemlerinin Netanyahu'yu zor durumda bıraktığını ve hükümetin içinden çıkılmaz bir krize sürüklendiğini yorumuyor. Muhalefet lideri Yair Lapid ise Ben-Gvir'i 'vatana ihanetle' suçlayarak, 'Bu bir terör eylemidir. Bir bakanın devlet gücünü kullanarak BM binasını basması uluslararası bir skandaldır.' dedi.
Ben-Gvir'in Geçmişteki Kışkırtıcı Eylemleri
Itamar Ben-Gvir, daha önce de Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskınlarla ve Filistinlilere yönelik kışkırtıcı çıkışlarıyla tanınıyor. Aşırı sağcı bir parti olan Otzma Yehudit'in lideri olan Ben-Gvir, geçtiğimiz yıl evine yapılan bombalı saldırı girişiminin ardından daha da radikalleşmişti. Uzmanlar, UNRWA merkezine yönelik bu baskının Ben-Gvir'in seçim vaatlerinden olan 'UNRWA'yı kapatma' sözünün bir parçası olduğunu belirtiyor.
Uluslararası Tepkiler Yağmur Gibi Geliyor
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'İsrail'in bu eylemini şiddetle kınıyoruz. BM tesislerinin dokunulmazlığı ihlal edilmiştir. Uluslararası toplum olarak bu tür eylemlerin karşısında duracağız.' açıklamasında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller ise 'Bu tür tek taraflı eylemler iki devletli çözümü baltalar. BM'nin Filistinli mültecilere destek vermesini engellemek kabul edilemez.' ifadelerini kullandı. Türkiye, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerinden de kınama mesajları geldi. İsrail'in Tel Aviv Büyükelçiliği önünde küçük çaplı protestolar düzenlendi.
Mesaj: Hukuk ve İnsani Yardım
Ben-Gvir'in bu hamlesi, uluslararası insani hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor. Cenevre Sözleşmeleri'ne göre, işgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren insani yardım kuruluşları koruma altındadır. Doğu Kudüs'ün statüsü ise zaten uluslararası toplum tarafından işgal edilmiş olarak kabul ediliyor. Bu nedenle Ben-Gvir'in eylemi, işgal hukuku açısından da gayri meşru.
Bugün yaşananlar, Filistin meselesindeki tıkanıklığın vahim sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi. İnsani yardım kuruluşlarının ve BM'nin çalışmalarını engellemek, binlerce Filistinli mültecinin eğitim, sağlık ve gıda gibi temel ihtiyaçlardan mahrum kalmasına yol açacaktır. İsrail hükümeti, koalisyon ortaklarının bu tür provokasyonlarına karşı uluslararası yükümlülüklerini hatırlatmakta ve sorunlara siyasi çözüm aramada kararlı olmalıdır.