29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, beşinci gün gösterimleri ve yan etkinlikleriyle tamamlandı. Festivalin bu yılki teması olan “Bellek, Direniş ve Adalet” çerçevesinde, Orta Doğu’dan Vatikan’a kadar farklı coğrafyalardan kadın hikayeleri beyazperdeye taşındı. Festivalin yoğun akışının yanı sıra bugün sinemaseverleri kapanış heyecanı bekliyor.
Orta Doğu’dan Kadın Sesleri
Festivalin beşinci gününde öne çıkan yapımlar arasında, savaş ve çatışma bölgelerinde kadın olmanın zorluklarını anlatan belgeseller yer aldı. “Suriye’nin Gölgesinde” adlı film, iç savaş sırasında kaybolan aile üyelerini arayan kadınların hikayesini konu alırken; “Filistin’in Kızları” belgeseli, işgal altında yaşayan genç kadınların günlük direnişlerine odaklandı. Gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilerde, yönetmenler ve aktivistler, sinemanın hafıza ve adalet arayışındaki rolünü tartıştı.
Vatikan’da Kadın Olmak
Festivalin dikkat çeken bir diğer filmi ise “Vatikan’ın Sessiz Tanıkları” oldu. Belgesel, Katolik Kilisesi içinde kadınların karşılaştığı ayrımcılığı ve patriarkal yapıya karşı mücadelelerini anlatıyor. Film, Vatikan’da çalışan kadınların anonim ifadeleriyle kilisede cinsiyet eşitsizliğini gözler önüne seriyor. Gösterim sonrasında izleyiciler, dini kurumlarda kadın liderliğinin önemi üzerine duygusal bir soru-cevap oturumu gerçekleştirdi.
Bellek ve Adalet Temalı Atölyeler
Gösterimlerin yanı sıra festival kapsamında düzenlenen atölyeler de ilgi gördü. “Sinemada Bellek Çalışmaları” atölyesinde, katılımcılar kişisel ve kolektif hafızanın filmlerde nasıl işlendiğini inceledi. “Adalet İçin Sanat” başlıklı panelde ise hukukçular ve sinemacılar, insan hakları ihlallerinin belgelenmesinde sinemanın gücünü ele aldı. Festivalin genç sinemacılara yönelik atölyeleri, kadın yönetmenlerin sayısını artırmayı hedefliyor.
Kapanışa Doğru
Beş gün boyunca 50’den fazla film ve 20’ye yakın yan etkinlik düzenleyen festival, yarınki kapanış töreniyle sona erecek. Kapanış gecesinde ödüller sahiplerini bulacak. Festival direktörü yaptığı açıklamada, “Bu yılki festival, kadınların sesini duyurmak ve hafızaları canlı tutmak açısından çok önemliydi. Sinema, direnişin ve adaletin en güçlü araçlarından biri” dedi.
Uçan Süpürge Festivali, 1998’den bu yana kadın sinemasını destekleyerek toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine katkı sunuyor. Festivalin bu yılki programı, özellikle savaş ve baskı altındaki kadınların deneyimlerine odaklanarak sinemanın dönüştürücü gücünü bir kez daha hatırlattı. Kadınların anlatılmamış hikayelerini beyazperdeye taşıyan etkinlik, izleyicilere unutulmaz bir hafta yaşattı.