Burdur, İzmir ve Kırklareli’nde kaldıkları öğrenci yurtlarında üç gün içinde peş peşe hayatını kaybeden üç üniversite öğrencisinin ölümleri, kamuoyunda büyük kaygı yarattı. Eğitim Sen, olayların "münferit" olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, bağımsız ve etkin bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu. Sendika ayrıca yurtlardaki güvenlik ve sağlık koşullarının acilen denetlenmesini talep etti.
Ölümlerin ayrıntıları
İlk olay 15 Şubat’ta Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde meydana geldi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi 20 yaşındaki Ali Demir, kaldığı Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı yurtta odasında ölü bulundu. İkinci ölüm, 16 Şubat’ta İzmir Katip Çelebi Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Elif Yılmaz’ın özel bir öğrenci yurdundaki odasında yaşandı. Üçüncü olay ise 17 Şubat’ta Kırklareli Üniversitesi öğrencisi 22 yaşındaki Mert Can Kaya’nın KYK yurdundaki ölümüyle gerçekleşti. Üç öğrencinin de ölüm nedeni henüz netleşmezken, otopsi raporlarının tamamlanması bekleniyor.
Eğitim Sen’den tepki
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, yaptığı yazılı açıklamada, üç ölümün birbirine yakın tarihlerde ve benzer koşullarda gerçekleşmesinin endişe verici olduğunu belirtti. Irmak, "Bu ölümlerin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Olayların münferit olduğu söylemi gerçeği yansıtmıyor. Yurtlardaki fiziki koşullar, hijyen standartları ve güvenlik önlemleri baştan sona denetlenmeli. Ayrıca soruşturmaların bağımsız ve şeffaf yürütülmesi için Adalet Bakanlığı ve YÖK harekete geçmelidir" dedi. Sendika, olayların aydınlatılması için cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunacaklarını da duyurdu.
Yurt güvenliği tartışmaları
Öğrenci ölümleri, Türkiye’de yurt güvenliğiyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle KYK yurtlarında kapasite kullanımının yüksek olması, yetersiz personel ve sağlık hizmeti eksikliği sıkça eleştirilen konular arasında. CHP ve İYİ Parti milletvekilleri konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladı. Öte yandan, aileler çocuklarının ölüm nedenlerinin bir an önce açıklanmasını bekliyor. Ali Demir’in babası Ahmet Demir, "Oğlum sağlıklı bir gençti. Neden öldüğünü bilmiyoruz. Yetkililerden ses seda yok. Lütfen soruşturma bir an önce sonuçlansın" ifadelerini kullandı.
Bağımsız değerlendirme
Üç farklı ilde, üç farklı yurtta, üç günde yaşanan ölümler, tesadüf olarak açıklanamayacak kadar dikkat çekici. Yurtların denetim mekanizmasındaki zafiyetler, her yıl benzer olayların yaşanmasına zemin hazırlıyor. Bağımsız bir araştırma komisyonu kurulması ve yurt standartlarının acilen gözden geçirilmesi, bir daha bu tür acıların yaşanmaması için elzem. Aksi takdirde, bu ölümlerin ardındaki gerçekler karanlıkta kalmaya devam edecek.