İstanbul Tuzla'da 268 daireli bir sitede yaşanan aidat skandalı, kat maliklerini icra şokuyla karşı karşıya bıraktı. Sitenin eski yöneticilerinin, sakinlerden topladıkları yaklaşık 22,5 milyon lirayı şahsi hesaplarına aktardıkları ve bu parayı yasa dışı bahiste harcadıkları iddia edildi. Ayrıca kaçak elektrik ve doğalgaz kullanımı nedeniyle biriken milyonlarca liralık borç, site sakinlerine icra takibi olarak yansıdı.
Paralar Şahsi Hesaplara Aktarılmış
Site sakinlerinin şikayeti üzerine harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, eski yöneticilerin aidat paralarını topladıkları hesap hareketlerini inceledi. Yapılan incelemede, 2022-2024 yılları arasında toplanan aidatların site hesabı yerine şahsi hesaplara aktarıldığı tespit edildi. Şahsi hesaplardan da büyük miktarlarda para çekilerek yasa dışı bahis sitelerine transfer edildiği belirlendi. Olayla ilgili olarak 3 kişi gözaltına alınırken, şüphelilerin ifadelerinde paraları bahis borçlarını kapatmak için kullandıklarını söyledikleri öğrenildi.
Kaçak Kullanımlar Borcu Katladı
Skandalın bir diğer boyutu ise sitenin elektrik ve doğalgaz abonelikleriyle ilgili. Eski yöneticilerin, site genel alanlarında kaçak elektrik ve doğalgaz kullandırdığı, bu nedenle enerji şirketlerine milyonlarca lira borç biriktiği ortaya çıktı. Borçların ödenmemesi üzerine enerji şirketleri site yönetimine icra takibi başlattı. Kat malikleri, kendilerinden habersiz biriken bu borçlar yüzünden mağdur olduklarını belirterek, eski yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Site sakinlerinden Ahmet Y., "Biz aidatlarımızı düzenli ödüyorduk, ancak paraların nereye gittiğini bilmiyorduk. Şimdi icra tebligatları geliyor, elektrikler kesilecek diye korkuyoruz" dedi.
Benzer Olaylar Artıyor
Uzmanlar, site ve apartman yönetimlerinde yaşanan bu tür skandalların arttığına dikkat çekiyor. Özellikle büyük şehirlerdeki toplu yaşam alanlarında, yöneticilerin aidat paralarını kötüye kullanması sıkça karşılaşılan bir durum haline geldi. Bu tür olayların önüne geçilmesi için kat maliklerinin yönetim kurullarını daha sıkı denetlemesi, hesapların düzenli olarak bağımsız denetçilere kontrol ettirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Tuzla'daki bu olay, toplu yaşam alanlarında şeffaflığın ve hesap verilebilirliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.