İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü geniş çaplı soruşturma kapsamında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlamalarıyla tutuklanan belediye başkanının ikametgahı merak konusu oldu. Edinilen bilgilere göre, başkanın evi, kamuoyunda oluşan "lüks villa" veya "malikane" algısının aksine, 30 yıllık bir aile apartmanında yer alan sade bir daire.
İddianamedeki adres ile gerçek adres aynı çıktı
Soruşturma dosyasına yansıyan adres bilgileri ile tapu kayıtları karşılaştırıldığında, başkanın halen oturduğu konutun, İstanbul'un orta gelirli semtlerinden birinde, 1994 yılında inşa edilmiş 5 katlı bir apartmanın 3. katında olduğu belirlendi. Dairenin yaklaşık 120 metrekare olduğu, 3+1 olarak bilindiği ve metrekare birim fiyatının bölge ortalamasının altında kaldığı öğrenildi. Başkanın eşi ve iki çocuğuyla birlikte bu dairede oturduğu, ayrıca aynı apartmanda annesi ve kardeşinin de yaşadığı kaydedildi.
İddialar ve gerçekler arasındaki fark
Gözaltı sürecinde hakkında "yasadışı yollarla edinilmiş lüks mülkler" iddiası bulunan başkanın, mevcut adresinin bu iddiayı çürütür nitelikte olduğu yorumları yapılıyor. Savcılık kaynakları, yapılan aramalarda evde ele geçirilenlerin sıradan bir aile yaşamına ait eşyalar olduğunu, herhangi bir lüks tüketim göstergesi bulunmadığını aktardı. Ancak soruşturmanın gizliliği nedeniyle detay paylaşılmadı.
Aile apartmanı, eski mahalle kültürü
Bu apartman, 1990'lı yılların mimari özelliklerini taşıyor. Zemin katta, yıllardır aynı ailenin işlettiği bir bakkal bulunuyor. Apartman sakinleriyle yapılan kısa sohbetlerde, başkanın ailesinin bu mahallede köklü olduğu, çocukluğunun burada geçtiği ve seçim kazanmasına rağmen taşınmadığı bilgisi alındı. Bu durum, siyasetçilerin genellikle 'halkın arasından' imajıyla öne çıkmasına karşın, yaşam tarzı itibarıyla sade bir görüntü çizmesi olarak değerlendiriliyor.
Soruşturmanın seyri ve adli süreç
Başkan, geçtiğimiz hafta çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Hakkındaki iddialar arasında, bir inşaat firmasına imar planı değişikliği karşılığında rüşvet alındığı, belediyenin toplu taşıma ihalesinde bir şirkete ayrıcalık tanındığı ve kayyum atanan bazı firmalardan usulsüz para aktarıldığı yer alıyor. Savcılık, şu ana kadar 14 şüphelinin ifadesine başvurdu, 6 kişi tutuklandı. Başkanın avukatı ise müvekkilinin suçsuz olduğunu, siyasi kumpas kurulduğunu savunarak tahliye başvurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Yerel siyasetin finansal yapısı ve imar süreçleri her zaman mercek altında. Ancak bu dosyada dikkat çeken, kamuoyunun zihnindeki 'lüks yaşam' algısıyla adli sürecin gerçeklerinin örtüşmemesi. Henüz yargı aşamasında olan bir dosya için hüküm vermek doğru olmamakla birlikte, tutuklama kararının gerekçeleri ile delillerin örtüşüp örtüşmediğini süreç gösterecek. Bu olay, siyasilerin şeffaflık ilkesi gereği yaşam tarzlarını toplumla paylaşması ihtiyacını da yeniden gündeme getirdi.