Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısını bu hafta Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’nin (TUSAŞ) 53. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Ankara Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirdi. Toplantıda savunma sanayisinde yerli ve milli üretimin önemi vurgulanırken, TUSAŞ’ın Türkiye’nin savunma ekosistemindeki stratejik rolüne dikkat çekildi.
MSB’den TUSAŞ’a Vurgu
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantıda yaptığı konuşmada TUSAŞ’ın 53 yıldır Türk savunma sanayisine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Aktürk, TUSAŞ’ın KAAN, ANKA, AKSUNGUR gibi milli projelerle Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına katkı sağladığını ifade etti. Ayrıca şirketin yeni nesil hava araçları ve savunma sistemleri geliştirme çalışmalarının devam ettiğini vurguladı.
Bakanlık toplantısında ayrıca terörle mücadele operasyonları, sınır güvenliği ve askeri faaliyetlere ilişkin güncel bilgiler paylaşıldı. Son bir haftada yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirilen operasyonlarda 23 teröristin etkisiz hale getirildiği açıklandı. Hudut birliklerinin yasa dışı geçiş girişimlerine karşı aldığı tedbirler de gündeme geldi.
TUSAŞ’ın 53 Yıllık Yolculuğu
1973 yılında Savunma Sanayii Müsteşarlığı öncülüğünde kurulan TUSAŞ, bugün Türkiye’nin en büyük savunma ve havacılık şirketlerinden biri haline geldi. Özellikle son 20 yılda milli muharip uçak KAAN, insansız hava araçları ANKA ve AKSUNGUR, helikopter T70 ve uydu projeleriyle adından söz ettirdi. Şirket, 15.000’i aşkın çalışanıyla yerli üretim kapasitesini artırmaya devam ediyor.
MSB’nin toplantıyı TUSAŞ yerleşkesinde yapması, savunma sanayisinde kamu-özel iş birliğine verilen önemin bir göstergesi olarak yorumlandı. Bakanlık yetkilileri, bu tür ziyaretlerle sahada üretim yapan firmaların moral ve motivasyonunu artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda TUSAŞ ve benzeri kuruluşların rolü giderek artıyor. Son yıllarda yapılan yatırımlar ve başarılı testler, Türkiye’nin bu alanda küresel bir oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor. Uzmanlar, yerli üretimin sürdürülebilirliği için Ar-Ge’ye ayrılan kaynakların ve nitelikli insan gücünün korunmasının kritik olduğunu belirtiyor.