ASELSAN ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) iş birliğiyle geliştirilen yerli kalp akciğer makinesi LIFELINE HLM, ilk kez gerçek bir hastada kullanıldı. Ameliyatın başarıyla tamamlanması, Türkiye'nin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltma hedefinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Cihaz, açık kalp cerrahisi sırasında kalp ve akciğer fonksiyonlarını geçici olarak üstlenerek doktorlara kritik bir nefes aldırıyor.
Geliştirme süreci ve teknik özellikler
LIFELINE HLM, tamamen yerli mühendislik ve yazılım ile tasarlandı. Proje kapsamında cihazın pompa, oksijenatör, ısı değiştirici ve kontrol ünitesi gibi tüm bileşenleri yerli üretimle sağlandı. Makine, hastanın kanını vücut dışında dolaştırarak oksijenlendiriyor ve karbondioksiti temizliyor. Yapılan testlerde uluslararası standartlara uygunluk belgesi alan cihaz, kullanıcı dostu arayüzü ve düşük enerji tüketimiyle dikkat çekiyor. ASELSAN ve TÜSEB ekipleri, cihazın seri üretime geçmesi için çalışmalara hız verdi.
İlk ameliyat ve sonuçları
İlk operasyon, Ankara'da bir kamu hastanesinde gerçekleştirildi. Koroner bypass ameliyatı olan 62 yaşındaki hasta, LIFELINE HLM'nin desteğiyle başarılı bir şekilde tedavi edildi. Operasyonu yürüten ekip, cihazın performansından memnun olduklarını belirtti. Hasta, operasyon sonrası yoğun bakımda takip altına alınırken sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Bu başarı, yerli tıbbi cihaz sektörü için cesaret verici bir adım olarak kayıtlara geçti.
Sağlık teknolojilerinde yerli üretim hamlesi
Türkiye, son yıllarda sağlık alanında dışa bağımlılığı azaltmak için birçok projeye imza attı. Yerli solunum cihazı, diyaliz makinesi ve tıbbi görüntüleme sistemlerinin ardından LIFELINE HLM, bu alandaki en kapsamlı projelerden biri oldu. TÜSEB yetkilileri, cihazın ihracat potansiyeline de dikkat çekerek, özellikle gelişmekte olan ülkelere uygun maliyetli alternatif sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Sağlık Bakanlığı da yerli üretimin yaygınlaştırılması için teşvik politikalarını sürdürüyor.
LIFELINE HLM'nin başarısı, Türkiye'nin savunma sanayiinde kazandığı yetkinliği sağlık teknolojilerine taşıma stratejisinin bir göstergesi. ASELSAN'ın mühendislik kabiliyeti ile TÜSEB'in klinik deneyimi birleşince ortaya çıkan bu ürün, yerli üretimin sadece bir hedef değil, aynı zamanda ulaşılabilir bir gerçeklik olduğunu kanıtlıyor. Gelecekte bu tür projelerin artması, Türkiye'nin sağlık alanındaki bağımsızlığını pekiştirecek ve küresel pazarda söz sahibi olmasını sağlayacaktır.