Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, Türkiye'nin en kalabalık mahallesi belli oldu. İstanbul'un Esenyurt ilçesine bağlı bir mahalle, 150 bin kişiyi aşan nüfusuyla ülke genelinde en yoğun yerleşim yeri olarak kaydedildi. Veriler, göç ve dikey mimarinin nüfus yoğunluğu üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
En kalabalık mahalle hangisi?
TÜİK'in 2024 yılı verilerine göre, Esenyurt ilçesindeki Mehterçeşme Mahallesi, 150 bin 234 kişilik nüfusuyla Türkiye'nin en kalabalık mahallesi unvanını aldı. Mahalleyi sırasıyla yine aynı ilçeden Bağlarçeşme Mahallesi (148 bin 500) ve İncirtepe Mahallesi (145 bin 800) takip etti. İlk 10 sırada yer alan mahallelerin tamamı İstanbul'da bulunuyor. Bu durum, İstanbul'un nüfus yoğunluğunun diğer illere kıyasla ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.
Nüfus yoğunluğunun nedenleri
Uzmanlara göre, mahallelerin bu denli kalabalık olmasının başlıca nedeni, 2000'li yıllardan itibaren hızlanan iç göç dalgası ve buna paralel olarak gelişen dikey mimari. Özellikle İstanbul'a yönelen göç, şehrin çeperlerinde yer alan Esenyurt, Başakşehir ve Arnavutköy gibi ilçelerde yüksek katlı konut projelerinin artmasına yol açtı. Ayrıca, bu bölgelerdeki altyapı yatırımları ve ulaşım imkanlarının gelişmesi de nüfus çekimini hızlandırdı.
Diğer illerdeki durum
İstanbul'un ardından en kalabalık mahalleler sıralamasında Ankara ve İzmir öne çıkıyor. Ankara'nın Keçiören ilçesinde yer alan bir mahalle yaklaşık 80 bin kişiyle üçüncü sırada yer alırken, İzmir'in Karabağlar ilçesindeki bir mahalle 70 bin kişiyle dördüncü sırada. Bu veriler, büyükşehirlerdeki nüfus yığılmasının sadece İstanbul'a özgü olmadığını, büyükşehirlerde benzer bir yoğunlaşma yaşandığını ortaya koyuyor.
Nüfus yoğunluğunun yüksek olması beraberinde trafik, altyapı yetersizliği ve yeşil alan eksikliği gibi sorunları da getiriyor. Uzmanlar, bu durumun sürdürülebilir şehirleşme politikalarının önemini bir kez daha hatırlattığını belirtiyor. Kent planlamacıları, nüfus dağılımını daha dengeli hale getirmek için bölgesel kalkınma projeleri ve teşvik politikalarının devreye sokulması gerektiğini vurguluyor.