Yeni Şafak yazarı Prof. Dr. Yusuf Dinç, Türkiye'de vergi yükünün Avrupa seviyesinde olduğunu ancak gelirlerin Almanya gibi ülkelerin gerisinde kaldığını vurguladı. Vatandaşın sırtındaki vergi yükü, gıda fiyatlarındaki fahiş artışlar ve piyasadaki denetim mekanizmalarını değerlendiren Dinç, çözüm önerilerini Kayıt serisinde paylaştı.
Vergi Yükü ve Gelir Adaletsizliği
Prof. Dr. Dinç, Türkiye'deki vergi oranlarının Avrupa Birliği ülkeleriyle benzerlik gösterdiğini ancak kişi başına düşen gelirin çok daha düşük olduğunu belirtti. "Almanya'da asgari ücretle çalışan bir işçi, vergi sonrası eline geçen gelirle rahatça geçinebilirken, Türkiye'de aynı vergi yükü altında eziliyor. Bu durum, vergi adaletsizliğini derinleştiriyor" dedi. Dinç, dolaylı vergilerin (KDV, ÖTV) düşük gelirli vatandaşları daha fazla etkilediğini, çünkü gelirin büyük kısmının zorunlu harcamalara gittiğini ifade etti.
Dinç, vergi sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğini savunarak, "Gelir vergisinde adalet sağlanmalı, düşük gelirlilerin üzerindeki yük hafifletilmeli. Servet vergisi gibi alternatifler tartışılmalı" önerisinde bulundu.
Gıda Fiyatlarındaki Fahiş Artışlar
Gıda fiyatlarındaki artışın enflasyonun üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Dinç, bunun arz-talep dengesizliğinden değil, aracılar ve spekülasyondan kaynaklandığını söyledi. "Üreticiden tüketiciye kadar olan zincirde 5-6 aracı var. Her aracı kârını ekliyor, market raflarındaki fiyatlar uçuyor. Halbuki çiftçi, ürününü yok pahasına satıyor" diye konuştu.
Dinç, gıda fiyatlarını düşürmek için kooperatifleşmenin teşvik edilmesi, doğrudan üreticiden tüketiciye satış kanallarının açılması ve spekülatif fiyat hareketlerinin engellenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, tarımsal desteklerin artırılması ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurguladı.
Denetim Mekanizmalarının Yetersizliği
Piyasadaki denetimlerin etkisiz kaldığını ifade eden Dinç, "Zabıta ve Ticaret Bakanlığı denetimleri yetersiz. Fahiş fiyat uygulayanlara caydırıcı cezalar verilmiyor. Denetimler sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmamalı, sürekli ve etkin olmalı" dedi. Dinç, ayrıca tüketici bilincinin artırılması ve şikayet mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Dinç, "Serbest piyasa ekonomisi kuralları içinde devletin düzenleyici rolü göz ardı edilmemeli. Piyasa kendi kendini denetlemez, devletin etkin denetimi şart" diye ekledi.
Çözüm Önerileri
- Vergi sisteminde adaletin sağlanması, dolaylı vergilerin azaltılması, gelir vergisinin artan oranlı hale getirilmesi.
- Gıda arz zincirinin kısaltılması, kooperatiflerin desteklenmesi, hal yasasının güncellenmesi.
- Denetimlerin bağımsız kuruluşlarca yapılması, cezaların caydırıcılığının artırılması.
- Enflasyonla mücadelede para ve maliye politikalarının uyumlu olması, spekülatif fiyat artışlarına karşı önlem alınması.
Prof. Dr. Yusuf Dinç, son olarak, ekonomik sorunların çözümü için toplumsal uzlaşı ve kararlı politikalar gerektiğini belirterek, "Vatandaşın alım gücünü artırmadan vergi yükünü konuşmak anlamsız. Önce gelirde adalet, sonra vergide adalet" dedi.
Bağlam ve Değerlendirme
Türkiye'de son yıllarda enflasyon ve hayat pahalılığı en önemli sorunlar arasında. TÜİK verilerine göre gıda enflasyonu çift hanelerde seyrediyor. Vergi yükü ise OECD ortalamasının altında görünse de, düşük gelir grupları üzerindeki etkisi daha ağır. Prof. Dr. Dinç'in önerileri, yapısal reformlara işaret ediyor. Ancak siyasi irade ve uygulama kararlılığı olmadan bu sorunların çözülmesi zor görünüyor. Ekonomi yönetiminin öncelikleri arasında vergi reformu ve gıda arz güvenliği yer almalı.