Türkiye, internet ve sosyal medya kullanımında dünya sıralamasında üst sıralara tırmanırken, uzmanlar artan ekran süresinin özellikle gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. We Are Social ve Meltwater iş birliğiyle hazırlanan Dijital 2024 raporuna göre, Türkiye'de kişi başı günlük internet kullanımı 7 saat 15 dakikaya ulaştı. Bu rakam, küresel ortalamanın 6 saat 37 dakika olduğu düşünüldüğünde, Türkiye'nin dijital dünyaya ne kadar bağımlı hale geldiğini gösteriyor. Özellikle 16-24 yaş arası gençlerde bu süre 9 saatleri buluyor.
Günde 3 saatten fazla sosyal medya riski iki katına çıkarıyor
Rapora göre Türkiye, günlük sosyal medya kullanımında dünya ikincisi konumunda. Ortalama 2 saat 59 dakika ile sosyal medyada vakit geçiren Türk kullanıcıları, sadece Güney Afrika'nın gerisinde kalıyor. Uzman Psikolog Elif Kaya, özellikle çocuk ve ergenlerde günde 3 saati aşan sosyal medya kullanımının depresyon, anksiyete ve dikkat dağınıklığı riskini iki kat artırdığını belirtiyor. "Sürekli bildirimler, beğeni alma kaygısı ve kıyaslama kültürü gençlerin öz saygısını zedeliyor," diyen Kaya, ebeveynlerin çocuklarının ekran sürelerini sınırlamaları gerektiğini vurguluyor. Eğitimciler ise sınıflarda dikkat sürelerinin kısaldığını ve öğrencilerin odaklanma sorunları yaşadığını rapor ediyor.
Sosyal medya bağımlılığı üretkenliği düşürüyor
İnternet kullanımının iş ve eğitim hayatına etkileri de araştırma kapsamında değerlendirildi. Türkiye'de çalışanların yüzde 45'i iş saatleri içinde kişisel sosyal medya hesaplarını kontrol ettiğini itiraf ediyor. Bu durum, iş verimliliğini yüzde 20'ye varan oranlarda düşürüyor. Ayrıca, günde 7 saatten fazla ekran başında kalan bireylerde uyku bozuklukları, göz yorgunluğu ve hareketsizlik kaynaklı fiziksel sorunlar daha sık görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2 yaş altı çocukların hiç ekranla temas etmemesini, 2-5 yaş arasındakilerin ise günde en fazla 1 saat ekran süresi kullanmasını öneriyor. Türkiye'de bu yaş grubundaki çocukların günlük ekran süresi ortalama 2 saati buluyor.
Uzmanlardan ailelere dijital detoks önerileri
Psikolog Kaya, ailelere şu önerilerde bulunuyor: "Çocuklarınıza ekran süresi sınırlamaları koyun ve bu süreyi birlikte belirleyin. Yemek masalarında telefon kullanımını yasaklayın. Çocuklarınıza dijital detoks günleri düzenleyerek alternatif aktiviteler sunun." Okullarda ise teknoloji bağımlılığıyla mücadele kapsamında bilinçlendirme seminerleri düzenleniyor. Milli Eğitim Bakanlığı, 2024-2025 eğitim öğretim yılında dijital okuryazarlık derslerinin müfredata eklenmesini planlıyor.
Sonuç olarak, Türkiye'nin internet kullanımındaki hızlı artış, bireysel ve toplumsal sağlık açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Dijital dünyanın sunduğu fırsatlar kaçınılmaz olsa da, bilinçli kullanım ve dengeli sınırlar oluşturmak her zamankinden daha kritik hale gelmiş durumda. Aksi takdirde, ekran başında geçen saatlerin bedeli hem ruhsal hem fiziksel sağlığımızdan çalınmaya devam edecek.