Türkiye genelinde 2025 yılında 491 bin 684 kişi hayatını kaybetti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ölüm sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,4 oranında artış gösterdi. Ölenlerin cinsiyet dağılımında erkekler yüzde 55,1 ile kadınlardan daha yüksek paya sahip oldu. Kadın ölümlerinin oranı ise yüzde 44,9 olarak kaydedildi.
Ölüm istatistiklerindeki değişim
TÜİK'in açıkladığı verilere göre, 2024 yılında 489 bin 738 kişi yaşamını yitirirken bu sayı 2025'te 491 bin 684 olarak gerçekleşti. Artış oranı yüzde 0,4 seviyesinde kaldı. Uzmanlar, ölüm sayısındaki bu sınırlı artışın nüfus yapısı ve sağlık hizmetlerindeki gelişmelerle ilişkili olduğunu belirtiyor. Özellikle yaşlı nüfusun artmasına rağmen ölüm oranlarındaki yavaşlama, sağlık alanındaki iyileşmelere işaret ediyor.
Cinsiyet ve yaş gruplarına göre dağılım
2025 yılında hayatını kaybedenlerin 270 bin 798'i erkek, 220 bin 886'sı kadın olarak kayıtlara geçti. Erkek ölümleri toplamın yüzde 55,1'ini oluştururken kadın ölümleri yüzde 44,9'da kaldı. Yaş grupları bazında en yüksek ölüm oranı 65 yaş ve üzeri grupta görüldü. Bu gruptaki ölümler tüm ölümlerin yüzde 74,3'ünü oluşturdu. 0-14 yaş grubundaki ölümlerin oranı yüzde 2,1, 15-64 yaş grubundakilerin oranı ise yüzde 23,6 oldu.
Bölgesel farklılıklar
Ölüm sayıları bölgelere göre farklılık gösterdi. İstanbul, Ankara ve İzmir en yüksek ölüm sayısına sahip iller olarak öne çıktı. İstanbul'da 98 bin 742, Ankara'da 32 bin 156, İzmir'de ise 28 bin 409 kişi hayatını kaybetti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ölüm oranları daha düşük seyrederken, bu durum nüfus yoğunluğu ve sağlık hizmetlerine erişimle ilişkilendirildi.
Ölüm nedenleri
Ölüm nedenleri arasında ilk sırayı dolaşım sistemi hastalıkları aldı. Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümler tüm ölümlerin yüzde 37,8'ini oluşturdu. İkinci sırada yüzde 16,6 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler yer aldı. Solunum sistemi hastalıkları yüzde 9,4 ile üçüncü sıradaydı. COVID-19 kaynaklı ölümler ise geçmiş yıllara göre önemli ölçüde azalarak yüzde 0,3 seviyesine geriledi.
TÜİK verileri, ölüm istatistiklerinin ülkenin demografik yapısı ve sağlık politikalarının etkilerini yansıttığını gösteriyor. Yaşlı nüfusun artmasına karşın ölüm hızındaki yavaşlama, sağlık alanındaki ilerlemeler ve koruyucu hekimlik uygulamalarının başarısı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, verilerin nüfus planlaması ve sağlık yatırımları için önemli bir rehber olduğunu vurguluyor.