Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 6 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin ulusal düzeyde sınıflandırılmasını sağlayan yönetmelik, 16 sektör ve 137 ekonomik faaliyeti kapsıyor. Düzenleme, sanayicilerin uluslararası yeşil finansmana erişimini kolaylaştırmayı ve iklim hedefleriyle uyumlu yatırımları teşvik etmeyi amaçlıyor.
Kapsam ve kriterler
Yönetmelik, hangi ekonomik faaliyetlerin 'yeşil' veya 'sürdürülebilir' olarak kabul edileceğine dair teknik kriterleri belirliyor. Kapsama alınan 16 sektör arasında enerji, imalat, ulaştırma, inşaat, tarım, atık yönetimi ve su yönetimi gibi alanlar yer alıyor. Her bir sektör altında tanımlanan 137 faaliyet, çevresel hedeflere önemli katkı sağlama potansiyeline göre değerlendiriliyor. Kriterler, AB Taksonomisi ile uyumlu olacak şekilde tasarlandı.
Yeşil finansmana erişim
Yönetmeliğin en önemli etkilerinden biri, Türk şirketlerinin uluslararası yeşil tahvil, sürdürülebilirlik bağlantılı kredi ve benzeri finansman araçlarına erişimini kolaylaştırması bekleniyor. Daha önce AB Taksonomisi'ne uyum sağlamakta zorlanan ihracatçı firmalar, artık ulusal bir çerçeveye dayanarak projelerini yeşil olarak etiketleyebilecek. Bu da finansman maliyetlerini düşürebilecek ve yatırımcı güvenini artırabilecek.
Sanayici ve yatırımcı tepkileri
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, yönetmeliğin sanayi için bir dönüm noktası olduğunu belirterek, 'Yeşil dönüşümü finanse etmek için artık daha net bir yol haritamız var. Bu düzenleme, ihracatçılarımızın AB sınırında karbon vergisiyle karşılaşmaması için kritik önemde.' dedi. Türkiye Bankalar Birliği ise yönetmeliğin kredi derecelendirme ve risk yönetimi süreçlerine entegre edileceğini açıkladı.
Uygulama ve denetim
Yönetmelik kapsamında faaliyetlerin yeşil olarak sınıflandırılması için işletmelerin belirli raporlama yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulacak bir komisyon, taksonomiye uygunluk başvurularını değerlendirecek. Ayrıca, düzenli aralıklarla yapılacak denetimlerle beyanların doğruluğu kontrol edilecek. Uyum süreci için sektörlere 12 ila 24 ay arasında geçiş süresi tanınıyor.
Ekonomik ve çevresel beklentiler
Uzmanlar, yeşil taksonominin uzun vadede Türkiye'nin cari açığını azaltmaya ve enerjide dışa bağımlılığı düşürmeye katkı sağlayacağını öngörüyor. Ayrıca, karbon yoğun sektörlerde dönüşüm baskısı artacak. Öte yandan, taksonomiye uyum sağlayamayan firmaların finansman bulmakta zorlanabileceği ve yeşil aklama (greenwashing) riskinin denetimlerle minimize edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Türkiye, bu adımla yeşil finansman ekosistemini güçlendirerek 2053 net sıfır emisyon hedefine bir adım daha yaklaşıyor.