Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamayla 2026-2030 yıllarını kapsayan “Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı”nı kamuoyuna duyurdu. Stratejik belge, yapay zekâ alanında ulusal yetkinlikleri artırmayı, Ar-Ge altyapısını güçlendirmeyi ve ekonomik rekabet gücünü yükseltmeyi amaçlıyor. Plan kapsamında kamu, özel sektör ve akademi iş birliğiyle belirlenen somut hedefler yer alıyor.
Planın Kapsamı ve Hedefleri
2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı, beş ana stratejik eksen etrafında şekillendirilmiş durumda. Bunlar: yapay zekâ alanında nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi, veri altyapısının iyileştirilmesi, etik ve hukuki çerçevenin oluşturulması, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin artırılması ve yapay zekâ uygulamalarının sektörel dönüşümde kullanılması. Özellikle sağlık, tarım, ulaşım ve savunma sanayii gibi öncelikli alanlarda yapay zekâ çözümlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Plan kapsamında ayrıca Türkiye Yapay Zekâ Enstitüsü’nün kurulması ve büyük ölçekli yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi için kaynak ayrılması öngörülüyor.
Uygulama ve Finansman Çerçevesi
Eylem planının hayata geçirilmesi için Kamu-Özel Sektör İş Birliği modeli benimsenecek. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi koordinasyonunda yürütülecek çalışmalar, ilgili bakanlıklar ve kurumların katkılarıyla takip edilecek. Finansman kaynakları arasında bütçe tahsisatları, AB fonları ve uluslararası kalkınma bankalarının destekleri yer alıyor. Planın ilk üç yılında yaklaşık 5 milyar liralık yatırım öngörülürken, 2030 yılına kadar toplam 20 milyar liralık kaynak ayrılması hedefleniyor. Uygulama takvimi kapsamında her yıl düzenli olarak ilerleme raporları yayımlanacak.
Bağlam ve Değerlendirme
Türkiye’nin yapay zekâ stratejisi, dünyada hızla artan rekabet ortamında ülkenin konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. 2021 yılında yayımlanan “Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi”nin ardından gelen bu eylem planı, somut adımlarla stratejinin uygulamaya dökülmesini sağlıyor. Ancak, planın başarısı için nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi ve küçük ölçekli firmaların ekosisteme dahil edilmesi kritik önem taşıyor. Uzun vadede yapay zekâ alanında dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli teknoloji üretimini artırmak, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda belirleyici olacak.