Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin 'Zaman Kullanım Araştırması'nı yayımladı. Verilere göre Türk toplumu gününün ortalama 9 saatini uykuda geçirirken, spora ayrılan süre yalnızca 12 dakika oldu. 2015 yılına kıyasla okuma alışkanlığı yarı yarıya azalırken, sosyal medya kullanımında ise belirgin bir artış gözlemlendi.
Uyku lider, spor son sırada
Araştırma, günlük zamanın en büyük bölümünün uykuya ayrıldığını ortaya koydu. 15 yaş ve üzeri bireylerin günde ortalama 8 saat 58 dakika uyuduğu belirlendi. Uykuyu 2 saat 48 dakika ile yemek ve kişisel bakım, 2 saat 15 dakika ile televizyon izleme takip etti. Spor ve egzersiz ise listede 12 dakika ile son sıralarda yer aldı.
2025'te geçmiş yıllara göre en dikkat çekici değişim, sosyal medya kullanımında yaşandı. Günlük ortalama sosyal medya kullanımı 2015'te 1 saat 32 dakika iken, 2025'te 2 saat 18 dakikaya yükseldi. Bu artış, özellikle 18-34 yaş grubunda daha belirgin oldu.
Okuma alışkanlığı alarm veriyor
Kültürel faaliyetler arasında en büyük düşüş okuma alışkanlığında kaydedildi. 2015'te günlük ortalama 42 dakika kitap, dergi veya gazete okuyan bireyler, 2025'te bu süreyi 21 dakikaya indirdi. Bu azalışta dijital mecraların ve sosyal medyanın etkisi büyük.
TÜİK yetkilileri, araştırmanın hanelerde yüz yüze görüşme yöntemiyle yapıldığını ve örneklemin 12 bin kişiyi kapsadığını belirtti. Veriler, özellikle kadınların ev işleri ve çocuk bakımına daha fazla zaman ayırdığını, erkeklerin ise boş zamanı daha çok televizyon ve sosyal medyada geçirdiğini gösterdi.
Uzmanlardan uyarı
Sosyolog Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, bu eğilimin sağlık ve toplumsal etkileşim açısından risk oluşturduğunu söyledi: "Günde 9 saat uyuyup 12 dakika spor yapmak, sadece fiziksel değil zihinsel sağlık için de tehlikeli. Okuma süresinin yarıya düşmesi, eleştirel düşünce ve odaklanma becerilerini zayıflatabilir."
Araştırma sonuçları, zamanın verimli kullanımı ve dijital detoks konularında toplum genelinde farkındalık yaratılması gerektiğini ortaya koyuyor. Spor ve okuma alışkanlıklarını teşvik eden kamu politikalarının önemi bir kez daha vurgulanıyor.