Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Almanya'nın Solingen kentinde 33 yıl önce 29 Mayıs 1993 tarihinde düzenlenen ırkçı kundaklama saldırısında hayatını kaybeden beş Türk vatandaşını andı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Solingen saldırısının faşist ve ırkçı şiddetin en acı örneklerinden biri olduğu belirtilerek, bu tür nefret suçlarının unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiği vurgulandı. Açıklamada ayrıca, Almanya'da yaşayan Türk toplumunun karşılaştığı ayrımcılık ve yabancı düşmanlığına karşı mücadelenin süreceği ifade edildi.
Solingen Faciası: 33 Yıl Sonra Hala Taze
Solingen olayı, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Solingen kentinde, 29 Mayıs 1993 gecesi saat 01.30 sıralarında meydana geldi. Genç aşırı sağcı dört Alman genci, Türk ailelerin yaşadığı bir binayı benzin dökerek ateşe verdi. Yangında, beş kişi hayatını kaybetti: Gürsün İnce (27), Hatice Genç (18), Gülsüm İnce (12), Hülya İnce (9) ve Saime İnce (4). Ayrıca 14 kişi yaralandı. Saldırganlar kısa sürede yakalandı ve 1995 yılında mahkeme tarafından çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Olay, Almanya'da yabancı düşmanlığına karşı büyük protestolara yol açmış, Türkiye ile Almanya arasında diplomatik gerginliğe neden olmuştu.
Türk-Alman İlişkilerinde Nefret Suçları
Solingen saldırısı, Almanya'da 1990'lı yıllarda artış gösteren aşırı sağcı şiddet olaylarının bir parçasıydı. 1992 yılında Rostock-Lichtenhagen, 1993'te Solingen ve ardından Mölln saldırıları, ülkede yaşayan yabancı kökenli topluluklar üzerinde derin travma yarattı. Türkiye, bu olayların ardından Almanya'dan ırkçılıkla mücadele konusunda daha somut adımlar atmasını talep etmişti. Dışişleri Bakanlığı'nın bugünkü anma açıklamasında, 'Nefret, ırkçılık ve ayrımcılığın her türlüsüyle mücadele edeceğiz' denilerek, bu konudaki hassasiyet bir kez daha tekrarlanmış oldu. Almanya'da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk kökenli nüfus, halen ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı ile mücadele etmektedir.