Antalya'nın Alanya ilçesinde bulunan bir halk plajına konulan uyarı tabelası, vatandaşların ve sivil toplum örgütlerinin tepkisini çekti. Tabelada 'Denize girmek serbest, kuma oturmak yasak' ibaresi yer alırken, uygulamanın plajdaki şezlong ve şemsiye kiralama işletmesi tarafından hayata geçirildiği öne sürüldü. Olay, sosyal medyada kısa sürede yayılırken, yetkililerden konuyla ilgili açıklama bekleniyor.
Tabela şoku: Kumsalda oturmak neden yasak?
Alanya'nın en popüler sahillerinden birinde, yaz sezonunun açılmasıyla birlikte bir işletme tarafından yerleştirilen tabelada, vatandaşların denize girmesine izin verilirken kumsalda oturmanın yasaklandığı belirtiliyor. Tabelada ayrıca, kiralık şezlong ve şemsiyelerin kullanılması gerektiği, aksi halde kuma oturmanın yasak olduğu ifade ediliyor. Uygulama, özellikle dar gelirli vatandaşların tepkisini çekerken, 'Deniz herkesin ortak malı, kumsal da öyle' sloganlarıyla protesto edildi.
Vatandaşlar ne diyor?
Plaja giden vatandaşlardan Ali Yılmaz, 'Devletin halk plajı olarak bilinen bu yere özel bir işletme tabela koymuş. Denize giriyoruz ama kuma oturamıyoruz. Ya şezlong kiralamak zorundayız ya da denizden çıkıp gitmek. Bu çok saçma ve adaletsiz' dedi. Bir başka vatandaş Ayşe Kaya ise 'Bu uygulama tam bir skandal. Herkesin denize girme hakkı olduğu gibi kumsalda oturma hakkı da var. Bu tabela kaldırılmalı' diye konuştu.
Belediye ve kaymakamlığa çağrı
Olayın duyulmasının ardından Tüketici Hakları Derneği ve bazı siyasi partilerin temsilcileri, Alanya Kaymakamlığı ve Alanya Belediyesi'ne başvurarak tabelanın kaldırılmasını talep etti. Dernek başkanı Mehmet Demir, 'Kamuya ait plajlarda özel işletmelerin bu tür kısıtlamalar getirmesi hukuka aykırıdır. Kumsal, herkesin kullanımına açık olmalıdır' açıklamasını yaptı. Belediye yetkilileri ise konuyu incelediklerini ve gerekli adımları atacaklarını bildirdi.
Plajlarda özelleştirme tartışmaları
Bu olay, Türkiye'deki plajlarda artan özelleştirme ve kiralama uygulamalarını yeniden gündeme taşıdı. Son yıllarda birçok halk plajı, ihaleyle özel işletmelere kiralanırken, vatandaşlar bu alanlara girişin ücretli olmasından veya kumsalda serbestçe oturamamaktan şikayetçi. Uzmanlar, kıyı kanunu ve anayasanın ilgili maddelerine atıfta bulunarak, kıyıların herkesin eşit kullanımına açık olduğunu, bu tür kısıtlamaların yasal olmadığını belirtiyor.
Bağımsız değerlendirme
Kamu kaynaklarının özel işletmelere devredilmesiyle birlikte, vatandaşların en temel haklarından biri olan deniz ve kumsal kullanımı giderek sınırlanıyor. Alanya'daki bu tabela, aslında daha büyük bir sorunun yansıması: Kamusal alanların ticarileşmesi ve halkın bu alanlara erişiminin kısıtlanması. Yetkililerin bu konuda net bir duruş sergilemesi ve benzer uygulamaların önüne geçmesi, hukukun üstünlüğü ve sosyal adalet açısından büyük önem taşıyor.