Türkiye'de sağlık sigortası kapsamı, çalışan nüfusun yalnızca yüzde 26'sına ulaşabiliyor. 8,4 milyon tekil sigortalının bulunduğu sistemde, özel sağlık sigortasına sahip kadın çalışanların oranı erkeklere göre yaklaşık 1,6 kat daha yüksek. Bu veriler, iş gücü piyasasındaki sağlık güvencesi dengesizliklerini gözler önüne seriyor.
Sigorta sahipliğinde cinsiyet farkı
Özel sağlık sigortası, Türkiye'de genellikle bireysel katılımlı veya işveren destekli poliçelerle sağlanıyor. Kadın çalışanların sigortalılık oranındaki yükseklik, sektörel dağılım ve kadınların daha çok beyaz yakalı işlerde yoğunlaşmasıyla ilişkilendiriliyor. Özellikle bankacılık, sigorta ve hizmet sektörlerinde kadın istihdamı yüksekken, bu sektörlerde sağlık sigortası yaygın bir yan hak olarak sunuluyor.
Çalışan nüfusun dörtte üçü güvencesiz
Toplamda 32 milyon çalışanın bulunduğu Türkiye'de, 8,4 milyon kişi özel sağlık sigortasına sahip. Bu, her dört çalışandan birinin sağlık güvencesine sahip olduğu anlamına geliyor. Geriye kalan çalışanlar ise yalnızca devlet güvencesi altında, yani SGK kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor. Özel sigorta, özellikle özel hastane ve ek hizmetlere erişimde avantaj sağlıyor.
Gençler ve düşük gelirliler dezavantajlı
Yaş ve gelir düzeyi de özel sağlık sigortası sahipliğini etkiliyor. 25-34 yaş arası genç çalışanlar, daha düşük gelir ve iş güvencesi nedeniyle sigortaya daha az erişebiliyor. Asgari ücretle çalışan kesimde özel sağlık sigortası oranı yüzde 5'in altına düşüyor. Ayrıca küçük işletmelerde çalışanlar, büyük şirketlere göre daha az yan hak elde ediyor.
Sağlık güvencesi eşitsizliğine çözüm arayışları
Uzmanlar, sağlık sigortası kapsamını artırmak için kamu-özel ortaklığı modelleri ve teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle düşük gelirli çalışanlara yönelik devlet destekli bireysel sağlık sigortası ürünlerinin yaygınlaştırılması öneriliyor. Mevcut durumda, sağlık harcamalarının yüzde 80'inden fazlası SGK tarafından karşılanırken, özel sigorta pazarının büyümesi sağlık sistemindeki yükü hafifletebilir.
Türkiye'de sağlık sigortası kapsamı, gelişmiş ülkelerin gerisinde kalıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde özel sağlık sigortasına sahip nüfus oranı yüzde 30-40 seviyelerindeyken, Türkiye'de bu oran yüzde 10'u ancak buluyor (çalışan nüfus üzerinden). Kadınların daha yüksek sigorta sahipliği, olumlu bir tablo çizse de genel kapsamın düşüklüğü, sağlık hizmetlerine erişimde eşitsizlikleri derinleştiriyor.