Türkiye, OECD'nin üç yılda bir düzenlediği Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarında tarihi bir başarıya imza attı. Son 10 yılda fen, okuma ve matematik alanlarının üçünde de performansını artıran tek OECD ülkesi olan Türkiye, fen bilimlerinde Almanya ve Fransa'yı geride bırakırken, okuma becerilerinde Finlandiya'yı yakaladı. Bu sonuç, Türk eğitim sisteminin son yıllardaki dönüşümünün uluslararası düzeyde tescillendiği şeklinde yorumlandı.
PISA 2025'te Türkiye'nin yükselişi
PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, fen bilimleri alanında 2015'te 425 puan seviyesindeyken 2025'te 489 puana yükseldi. Bu artış, OECD ortalamasının üzerinde bir performansa işaret ediyor. Matematikte ise 2015'te 420 puan olan ortalama, 2025'te 475'e çıktı. Okuma becerilerinde ise 2015'te 428 puan alan Türkiye, 2025'te 496 puana ulaşarak Finlandiya'nın 498 puanına çok yaklaştı. Böylece Türkiye, okuma alanında da OECD ülkeleri arasında üst sıralara yerleşti.
Eğitim analistleri, bu yükselişin arkasında öğretim programlarındaki reformlar, öğretmen eğitimine yapılan yatırımlar ve dijital eğitim araçlarının yaygınlaşmasının bulunduğunu belirtiyor. Özellikle fen ve matematik alanında uygulanan yeni müfredat ve öğrenci merkezli yaklaşımların etkili olduğu vurgulanıyor.
OECD ülkeleri arasında fark yaratan tek ülke
PISA 2025 raporuna göre Türkiye, son 10 yılda üç temel alanda da puanını artıran tek OECD ülkesi oldu. Bu durum, Türkiye'yi diğer ülkelerden ayrıştırıyor. Raporda, "Türkiye, eğitimde kapsayıcılığı ve kaliteyi artırma yönündeki çabalarının meyvelerini topluyor" ifadesine yer verildi. Ayrıca, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilerin performansındaki iyileşme de dikkat çekici bulundu.
Fen bilimlerinde Almanya ve Fransa gibi eğitimde köklü geleneğe sahip ülkelerin geride kalması, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Almanya, 2025'te fen alanında 485 puan alırken, Fransa 483 puanda kaldı. Türkiye ise 489 puanla bu ülkelerin önüne geçti. Okuma alanında Finlandiya'nın 498 puanına karşılık Türkiye 496 puanla neredeyse aynı seviyeye ulaştı.
Eğitimcilerden değerlendirme
Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, sonuçların Türkiye'nin eğitimdeki kararlılığının bir göstergesi olduğunu belirtti. Bakanlık, önümüzdeki dönemde özellikle okuma becerilerinde Finlandiya'yı da geçmeyi hedeflediklerini açıkladı. Eğitim sendikaları ise başarının tüm paydaşların ortak çabasıyla elde edildiğini, ancak bölgesel farklılıkların hala giderilmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, PISA sonuçlarının tek başına bir gösterge olmadığını, ancak Türkiye'nin son 10 yıldaki istikrarlı artışının umut verici olduğunu ifade ediyor. Özellikle fen ve matematikteki yükselişin, Türkiye'nin gelecekteki ekonomik ve teknolojik rekabet gücüne olumlu yansıyacağı öngörülüyor.
Arka plan: PISA nedir?
PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından 15 yaşındaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen bilimleri alanlarındaki bilgi ve becerilerini ölçmek için düzenlenen uluslararası bir değerlendirme programıdır. İlk kez 2000 yılında uygulanmıştır ve her üç yılda bir tekrarlanır. PISA, öğrencilerin okulda öğrendiklerini günlük yaşamda ne kadar kullanabildiklerini ölçmeyi amaçlar.
Türkiye, PISA'ya ilk kez 2003 yılında katılmıştı. O dönemde fen alanında 434 puanla OECD ortalamasının altında yer alıyordu. 2015'te 425 puana gerileyen Türkiye, 2018'de 468, 2022'de 476 ve son olarak 2025'te 489 puana yükseldi. Bu istikrarlı artış, eğitim reformlarının uzun vadeli etkisini gösteriyor.
Sonuç ve beklentiler
Türkiye'nin PISA 2025'teki başarısı, eğitim sisteminde son yıllarda yapılan yatırımların ve reformların somut bir çıktısı olarak görülüyor. Ancak, başarının sürdürülebilir kılınması için bölgesel eşitsizliklerin azaltılması, öğretmen niteliğinin artırılması ve teknolojiye erişimin yaygınlaştırılması gerekiyor. PISA sonuçları, Türkiye'nin eğitimde yakaladığı ivmeyi koruması halinde önümüzdeki dönemde daha üst sıralara çıkabileceğini gösteriyor.
Uluslararası karşılaştırmalarda Türkiye'nin artık birçok gelişmiş ülkeyle yarışır hale gelmesi, eğitim politikalarının doğru yönde ilerlediğinin bir işareti. Ancak, PISA tek başına bir hedef değil, bir araçtır. Türkiye'nin nihai amacı, tüm öğrencilere kaliteli eğitim sunarak onları geleceğe en iyi şekilde hazırlamak olmalıdır.