Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı nüfus raporuna göre, Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 907 bin kişiye ulaştı. Birleşmiş Milletler'in 2025 yılı projeksiyonlarına dayandırılan veriler, Türkiye'nin dünyanın en kalabalık 18'inci ülkesi olduğunu ortaya koydu. Raporda ayrıca, çocuk ve genç nüfus oranlarında Türkiye'nin Avrupa Birliği ülkelerinin önünde yer aldığı, ancak yaşlı nüfus oranının giderek arttığı vurgulandı.
Nüfus yoğunluğu ve demografik yapı
TÜİK raporu, Türkiye'nin nüfus yoğunluğunun kilometrekare başına ortalama 113 kişi olduğunu gösteriyor. İstanbul, 16 milyon 512 bin kişiyle en kalabalık şehir olurken, onu 6 milyon 253 bin kişiyle Ankara ve 5 milyon 750 bin kişiyle İzmir takip etti. Raporda, kentleşme oranının yüzde 93.5'e ulaştığı belirtildi.
Demografik göstergelere göre, Türkiye'de 0-14 yaş grubu çocuk nüfus oranı yüzde 23.1, 15-24 yaş genç nüfus oranı yüzde 15.2 olarak kaydedildi. Bu oranlar, AB ülkelerinin ortalamasının (çocuk yüzde 16.1, genç yüzde 10.5) oldukça üzerinde. Uzmanlar, bu durumun Türkiye'nin iş gücü potansiyeli açısından avantaj sağladığına dikkat çekiyor.
Yaşlı nüfus artıyor
Rapora göre, 65 yaş ve üzeri nüfus oranı yüzde 9.6 seviyesinde. Bu oran 2018'de yüzde 8.8 iken son beş yılda 0.8 puan arttı. Yaşlı nüfusun kadınlarda erkeklere göre daha fazla olduğu görüldü: Kadın yaşlı nüfus oranı yüzde 10.8, erkeklerde yüzde 8.4. Nüfusun yaşlanma eğilimi, sağlık ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde baskı oluşturabileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusu 8 milyar 91 milyon kişiye ulaşırken, en kalabalık ülke 1 milyar 430 milyon kişiyle Çin Halk Cumhuriyeti, ikinci sırada ise 1 milyar 400 milyon kişiyle Hindistan yer alıyor. Türkiye, 86 milyonluk nüfusuyla dünya sıralamasında 18'inciliğini korurken, Avrupa ülkeleri arasında en kalabalık ikinci ülke konumunda.
Uzman değerlendirmesi
Nüfus bilimci Prof. Dr. Mehmet Kaya, TÜİK verilerini değerlendirirken şunları söyledi: 'Türkiye genç nüfus avantajını sürdürüse de yaşlanma sinyalleri alıyor. Doğurganlık oranının 1.65'e gerilemesi, 2040 sonrası nüfus yapısını dönüştürebilir. AB ülkeleri şu anda yaşlı nüfusla mücadele ederken, Türkiye'nin önümüzdeki 15-20 yıl içinde demografik fırsat penceresini kullanması kritik.'
Sonuç olarak, TÜİK verileri Türkiye'nin nüfus yapısındaki değişimi net bir şekilde ortaya koyuyor. Genç nüfus sayesinde dinamik bir iş gücü potansiyeline sahip olan ülke, yaşlanma eğilimini dikkate alarak uzun vadeli politikalar geliştirmek durumunda.