Türkiye ile Mısır arasında son dönemde artan diplomatik temaslar, Ege ve Doğu Akdeniz'de bölgesel dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. Ankara'nın Kahire ile ilişkilerini normalleştirme çabaları, Yunan basınında geniş yankı bulurken Atina yönetimini harekete geçirdi. İki ülke arasındaki flörtleşme olarak nitelendirilen bu süreç, Yunanistan'ın bölgedeki çıkarlarını tehdit edebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Ankara-Kahire hattında hareketli günler
Son haftalarda Türk ve Mısırlı yetkililer arasında karşılıklı ziyaretler ve telefon görüşmeleri yoğunlaştı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Kahire ziyareti ve Mısırlı mevkidaşı Samih Şükri ile yaptığı görüşmeler, iki ülke arasındaki buzların erimeye başladığının sinyalini verdi. Görüşmelerde Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı, Libya krizi ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Mısır'ın Ankara ile ilişkileri geliştirme konusundaki istekliliği, Atina'da rahatsızlık yarattı. Yunanistan, Türkiye-Mısır yakınlaşmasının Ege adalarının statüsü ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konularında kendi lehine olan durumu tersine çevirebileceğinden endişe ediyor.
Yunan basını alarm veriyor
Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, Türkiye-Mısır ilişkilerindeki normalleşmeyi 'Ankara'nın Atina'ya karşı bir hamlesi' olarak yorumladı. Haberde, Türkiye'nin Mısır'la işbirliğini artırarak Doğu Akdeniz'de Yunanistan'ın yalnızlaştırılabileceği ve bölgedeki enerji denkleminden dışlanabileceği uyarısı yapıldı. Yunan analistler, Mısır'ın Türkiye'ye yönelik bu adımlarının, aynı zamanda ABD ve AB tarafından da dikkatle izlendiğini belirtiyor. Atina yönetimi, bu yakınlaşmanın kendi ulusal çıkarlarına zarar vermemesi için bir dizi diplomatik girişim başlattı. Başbakan Kiryakos Miçotakis'in, AB ve ABD yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde bu konuyu gündeme getirdiği öğrenildi.
Bölgesel dengeler değişiyor
Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme, yalnızca Yunanistan'ı değil, bölgedeki diğer aktörleri de ilgilendiriyor. Libya'da siyasi çözüm sürecinde Ankara ve Kahire'nin farklı tarafları desteklemesi, zaman zaman gerilimi artırmıştı. Ancak son temaslar, iki ülkenin Libya konusunda da ortak bir zemin bulmaya çalıştığını gösteriyor. Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı meselesi, Türkiye-Mısır yakınlaşmasının en kritik boyutlarından biri. Mısır, daha önce Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile imzaladığı münhasır ekonomik bölge anlaşmalarıyla Türkiye'yi devre dışı bırakmıştı. Şimdi Ankara ile yapılacak bir anlaşma, bu denklemi tamamen değiştirebilir. Ege adalarının silahlandırılması ve kıta sahanlığı ihtilafları da bu süreçte yeniden masaya yatırılabilir. Uzmanlar, Türkiye'nin Mısır'la ilişkilerini güçlendirerek Doğu Akdeniz'de elini güçlendirmeyi hedeflediğini, bunun da Yunanistan için ciddi bir sınamal oluşturduğunu vurguluyor.
Bölgedeki son gelişmeler, Türk dış politikasının çok boyutlu ve proaktif karakterini ortaya koyarken, Atina'nın bu yeni duruma nasıl yanıt vereceği merak konusu. Yunanistan, mevcut ittifaklarını korumaya ve uluslararası kamuoyunda kendi tezlerini güçlendirmeye çalışacaktır. Türkiye-Mısır yakınlaşmasının ne kadar ileri gideceği ve somut anlaşmalara dönüşüp dönüşmeyeceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek. Ancak şimdiden Ege ve Doğu Akdeniz'de yeni bir denklem oluşuyor ve bu denklemde Ankara'nın eli giderek güçleniyor.