Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan, Yemen'deki Husi milislerinin Suudi Arabistan topraklarına yönelik gerçekleştirdiği saldırıları ortak bir açıklamayla kınadı. Dört ülkenin dışişleri bakanlıkları tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu saldırıların bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği belirtilerek, Husilerin provokasyonlarına son vermesi çağrısında bulunuldu. Açıklama, son dönemde artan Husi saldırılarına karşı bölgesel bir dayanışma mesajı olarak değerlendirildi.
Ortak Açıklamanın Detayları
Dört ülkenin ortak açıklamasında, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarının sivil yerleşim yerlerini hedef aldığı ve masum insanların hayatını riske attığı vurgulandı. Açıklamada, "Bu saldırılar, Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir ihlaldir. Uluslararası toplumu, Husilerin bu tehlikeli eylemlerine karşı ortak tavır almaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan, ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarına atıfta bulunarak, Husi milislerinin silah bırakması ve siyasi sürece katılması gerektiğini dile getirdi. Açıklamada, Yemen'deki krizin ancak kapsayıcı bir diyalog ve müzakere yoluyla çözülebileceği belirtildi.
Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar
Ortak açıklama, son haftalarda Husi saldırılarının yoğunlaşmasının ardından geldi. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçleri, saldırılara karşı savunma sistemlerini harekete geçirirken, bölgede tansiyonun yükselmesi endişeyle karşılandı. Uzmanlar, dört ülkenin ortak tutumunun, İran'ın desteklediği Husilere karşı bölgesel bir denge unsuru oluşturmayı amaçladığını belirtiyor.
Türkiye'nin açıklamaya katılması, son dönemde Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler bağlamında dikkat çekici bulundu. Ankara, hem Suudi Arabistan hem de Yemen hükümetiyle diyalog kanallarını açık tutarak, bölgesel barışa katkı sağlama yönündeki iradesini teyit etmiş oldu. Mısır ve Pakistan'ın da açıklamada yer alması, İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri arasında Husilere karşı ortak bir cephe oluştuğu yorumlarına yol açtı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, açıklamanın ardından yaptığı teşekkür mesajında, "Kardeş ülkelerin bu ortak duruşu, bölgemizin güvenliği için hayati önem taşımaktadır" ifadesini kullandı. Mısır ve Pakistan da benzer şekilde, Husilerin saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve derhal durdurulması gerektiğini bildirdi.
Husi Saldırılarının Arka Planı
Husiler, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve çevresini kontrol altında tutuyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015'ten itibaren Yemen hükümetine destek amacıyla askeri operasyonlar düzenliyor. Husi milisleri, zaman zaman Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve petrol tesislerine yönelik füze ve İHA saldırıları gerçekleştiriyor. Son saldırılar, genellikle Suudi Arabistan'ın Cizan ve Necran bölgelerindeki sivil yerleşimleri hedef aldı.
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi, taraflara ateşkes çağrısında bulunmuş, ancak kalıcı bir barış için müzakerelerde ilerleme kaydedilememişti. Husilerin son saldırıları, BM'nin çabalarını da zora sokuyor. Bölgesel aktörlerin ortak açıklaması, Yemen krizinde askeri çözümün mümkün olmadığını bir kez daha ortaya koydu.
Uzmanlar, dört ülkenin ortak kınamasının, Husilerin uluslararası alanda yalnızlaştırılmasına yönelik bir adım olduğunu değerlendiriyor. Ancak saldırıların durdurulması için İran'ın Husi milisleri üzerindeki etkisinin de hesaba katılması gerektiği vurgulanıyor. Bölgede artan gerilim, küresel petrol fiyatlarını ve deniz ticaretini de olumsuz etkiliyor. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu dört ülkenin ortak açıklaması, diplomatik kanalların canlandırılması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması çağrısıyla sona erdi.