Türkiye Maarif Vakfı'nın (TMV) kuruluş kanununun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesinin üzerinden tam 10 yıl geçti. 2016 yılında çıkarılan yasa ile kurulan vakıf, yurt dışında Türk eğitim modelini yaygınlaştırmak amacıyla faaliyetlerine başladı. Bugün itibarıyla 55 ülkede 450'den fazla okul ve eğitim kurumuyla hizmet veren Maarif Vakfı, 10. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyor.
10 yılda ulaşılan nokta
Türkiye Maarif Vakfı, kurulduğu günden bu yana yurt dışında Türkçe eğitim veren okullar açarak Türk kültürünü ve dilini tanıtmayı hedefledi. Vakıf, özellikle Afrika, Balkanlar, Orta Doğu ve Asya'da yoğunlaşan faaliyetleriyle dikkat çekiyor. 10 yılda 55 ülkede faaliyete geçen vakıf, toplamda 50 binin üzerinde öğrenciye eğitim imkanı sağladı. Türkiye Maarif Vakfı Başkanı, yaptığı açıklamada, "10 yıl önce bir hayalle yola çıktık. Bugün 55 ülkede Türkiye'nin eğitim elçileri olarak görev yapıyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki 10 yılda 100 ülkeye ulaşmak" dedi.
Küresel eğitim vizyonu
Maarif Vakfı, Türkiye'nin yurt dışındaki eğitim alanındaki en büyük kurumsal yapısı olarak öne çıkıyor. Vakıf bünyesinde anaokulundan liseye kadar eğitim veren okulların yanı sıra, mesleki eğitim merkezleri ve üniversite hazırlık programları da bulunuyor. Türkiye Maarif Vakfı'nın eğitim modeli, Türk Milli Eğitim Bakanlığı müfredatıyla uyumlu olup, bulunduğu ülkelerin yerel dillerinde de eğitim imkanı sunuyor. Vakıf, ayrıca Türkiye'den gönderilen öğretmenlerle eğitim kalitesini artırmayı amaçlıyor.
Kutlama etkinlikleri
10. yıl dolayısıyla Ankara, İstanbul ve diğer büyükşehirlerde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Etkinlikler kapsamında vakfın tarihçesini anlatan sergiler, paneller ve kültürel gösteriler yer alıyor. Ayrıca yurt dışındaki temsilciliklerde de kutlamalar yapılıyor. Türkiye Maarif Vakfı'nın 10. yıl logolu hediyelik eşyaları da katılımcılara dağıtılıyor.
Türkiye Maarif Vakfı'nın 10 yıllık serüveni, Türkiye'nin küresel eğitimdeki etkinliğini artırma çabalarının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Vakfın önümüzdeki dönemde de benzer bir ivmeyle büyümesi beklenirken, Türkiye'nin yumuşak güç unsurları arasında eğitimin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.