Türkiye ve İngiltere, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde sıfır atık alanında stratejik bir iş birliği başlattı. Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında yapılan görüşmelerde, sıfır atık kavramı ilk kez etkinliğin ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri ile Birleşik Krallık hükümet temsilcileri, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi alanında ortak projeler geliştirme kararı aldı.
Londra İklim Eylemi Haftası'nda sıfır atık vurgusu
Londra'da düzenlenen hafta boyunca, Türkiye'nin sıfır atık hamlesi uluslararası platformda tanıtıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, etkinlikte örnek uygulama olarak gösterildi. İngiliz yetkililer, Türkiye'nin atık yönetiminde kaydettiği ilerlemeyi takdirle karşılarken, teknoloji transferi ve finansman desteği konularında mutabakata varıldığı bildirildi. İki ülke arasında imzalanan niyet mektubu, plastik atıkların azaltılması, geri dönüşüm tesislerinin modernizasyonu ve atıktan enerji üretimi gibi başlıkları kapsıyor.
COP31 öncesi küresel iş birliği mesajı
Kasım ayında Antalya'da gerçekleşecek COP31, Türkiye'nin iklim diplomasisinde kritik bir sınav olacak. Sıfır atık köprüsü olarak adlandırılan bu iş birliği, Türkiye'nin ulusal katkı beyanı hedeflerine ulaşmasında önemli bir araç olarak görülüyor. Brexit sonrası iklim liderliği arayışındaki İngiltere için ise gelişmekte olan ülkelerle ortaklık kurma fırsatı doğuyor. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, sıfır atık politikası ekonomik büyüme ile çevre korumanın bir arada yürütülebileceğini göstermeyi amaçlıyor.
Ekonomik ve çevresel boyutlar
Anlaşma kapsamında, Türk ve İngiliz özel sektör firmaları arasında ortak girişimler teşvik edilecek. Atık yönetimi sektöründe İngiliz teknoloji şirketlerinin Türkiye'de yatırım yapması bekleniyor. Türkiye'nin yıllık 35 milyon tonu aşan evsel atık potansiyeli, döngüsel ekonomi için büyük bir pazar sunuyor. İngiltere'nin ise atık yönetiminde Avrupa'nın en ileri ülkelerinden biri olması, iş birliğini karşılıklı faydaya dayandırıyor. Her iki ülke de sıfır atık hedefleri sayesinde sera gazı emisyonlarını azaltmayı ve kaynak verimliliğini artırmayı öngörüyor.
Bu ortaklık, Türkiye ve İngiltere'nin iklim değişikliğiyle mücadelede somut adımlar atma niyetini ortaya koyuyor. COP31'e giden süreçte sıfır atık gündeminin küresel etkisi, uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlaması beklenen iş birliği, diğer ülkelere de örnek teşkil edebilecek nitelikte. Ancak başarının, taahhütlerin uygulamaya dönüşmesi ve finansman akışının sürekliliğine bağlı olduğu unutulmamalı.