Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat, temmuz ayına ilişkin dış ticaret verilerini değerlendirdiği açıklamasında, ülkenin yıllıklandırılmış mal ihracatının 278,6 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördüğünü duyurdu. Bakan Bolat, bu rakamın, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirdiğini ve ihracatçıların performansının ekonomiye olan güveni artırdığını belirtti.
Yıllıklandırılmış ihracatta rekor: 278,6 milyar dolar
Bakan Bolat, yaptığı yazılı açıklamada, "Yıllıklandırılmış ihracatımız 278,6 milyar dolarla bugüne kadar elde ettiğimiz en yüksek yıllık mal ihracat rakamına ulaştık" ifadelerini kullandı. Bu rakam, son 12 ayın ihracat toplamını yansıtıyor ve Türkiye'nin dış satımda yakaladığı ivmeyi gözler önüne seriyor. Özellikle otomotiv, makine, kimyevi maddeler ve hazır giyim sektörlerindeki güçlü performansın bu artışta etkili olduğu vurgulandı.
Açıklanan verilere göre, temmuz ayında gerçekleştirilen ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla önemli bir artış gösterdi. Bakan Bolat, ihracattaki bu olumlu tablonun, sanayi üretimindeki kapasite kullanım oranlarının yüksekliği ve dış pazarlardan gelen talebin canlılığı ile desteklendiğini kaydetti. Ayrıca, hükümetin ihracatı teşvik politikalarının ve yeşil dönüşüm çalışmalarının da bu başarıda pay sahibi olduğunun altını çizdi.
Dış ticaret açığında daralma
İhracattaki rekorun yanı sıra, dış ticaret açığının da kademeli olarak azaldığına dikkat çeken Bolat, ithalatın özellikle enerji başta olmak üzere ara mallarında yoğunlaştığını, ancak iç talepteki dengelenme ve enerji fiyatlarındaki normalleşmenin açık üzerinde olumlu etki yarattığını ifade etti. Temmuz ayı itibarıyla yıllıklandırılmış dış ticaret açığının, bir önceki yıla göre belirgin biçimde gerilediği belirtildi.
Bakan, "İhracatımızın ithalatı karşılama oranı da giderek yükseliyor. Bu durum, cari açığın finansmanı açısından da kritik bir öneme sahip" dedi. Ayrıca, Türkiye'nin orta vadede ihracatta 300 milyar dolar seviyesini hedeflediğini ve bu hedefe ulaşmak için katma değerli üretimin artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Uzmanlar, yıllık ihracattaki bu rekorun, küresel ticaretteki yavaşlamaya rağmen Türkiye'nin pazar çeşitliliğindeki başarısını gösterdiğini belirtiyor. Özellikle Orta Doğu ve Afrika pazarlarına yönelik ihracatın artması, Avrupa'daki durgunluğun etkisini hafifletiyor. Ancak uzmanlar, kur baskısı ve yüksek enflasyon gibi faktörlerin ihracatçıların maliyetlerini artırdığını ve rekabetçilik açısından risk oluşturabileceğini de hatırlatıyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, son 12 ayda en fazla ihracat artışı yaşanan ülkeler arasında Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak yer aldı. Avrupa Birliği'nin toplam ihracattaki payı ise yüzde 40'ın üzerinde seyrediyor. Yeni dönemde, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yeşil mutabakat uyum sürecinin hızlandırılması, ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik görülüyor.
Önümüzdeki aylarda özellikle altın ve enerji ithalatındaki dalgalanmaların dış ticaret dengesini etkileyebileceği öngörülürken, yetkililer ihracatta katma değeri yüksek ürünlere ağırlık verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bolat, "Artık daha fazla teknoloji yoğunluklu ürün ihraç etmeliyiz. Bu, sadece cari dengeyi iyileştirmekle kalmayacak, aynı zamanda ülkemizin orta gelir tuzağından çıkmasına da yardımcı olacaktır" diye konuştu.
Türkiye'nin ihracat alanındaki bu başarısı, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da dikkatini çekiyor. Son dönemde Türkiye'nin kredi notu görünümüne yönelik olumlu değerlendirmeler yapılırken, ihracat performansının bu iyileşmede önemli bir faktör olduğu belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde, küresel ticaretin normale dönmesi ve korumacılık eğilimlerinin azalması halinde Türkiye'nin ihracatta yeni rekorlar kırabileceği değerlendiriliyor.